Sum

Sum
@Summmluv
She smiles. She says his name. Ender Wiggin, my precious.
"İskandinav dili, dört tür yabancılık tanımlar. Birincisi başka topraklardan gelenler veya utlanning, başka bir şehir veya ülkeden gelen ama bizim dünyamızdan bir insan olarak tanıdığımız yabancılar. İkincisi framling; Demosthenes, İskandinavca framling'in sadece vurgu işaretini kaldırıyor. Bunlar, insan olarak tanıdığımız ama başka bir dünyadan gelen yabancılar. Üçüncüsü ramen, insan olarak tanıdığımız ama başka bir türden olan yabancılar. Dördüncüsü, tüm hayvanları içeren gerçek yabancılar, varelseler çünkü onlarla iletişim kurmak imkansız. Yaşıyorlar ama onları harekete geçiren nedenleri veya amaçları tahmin edemiyoruz. Akıllı olabilirler, her şeyin farkında olabilirler ama biz bunu bilemeyiz."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Bize hiçbir zaman bir şey söylemiyorsunuz," dedi Rooter. "Bizi izleyip araştırıyorsunuz ama bizim sizi izleyip araştırabilmemiz için çitinizden geçip köyünüze girmemize izin vermiyorsunuz"
"Hayatımın en önemli anını yaşıyorum" dedi çocuk coşkuyla. “Adım Francisco" Nara kendi adını Sharpie kalemle birinin vücuduna yazmasının nasıl olup da birinin varoluşunun dönüm noktası olabildiğini anlayamadı.
İnsanın gördüğü her şeyin birer indirgeme olduğunu biliyordu Nora. İnsanlar dünyayı üçboyutlu görüyordu. Bu da bir indirgemeydi. İnsan en nihayetinde sınırları olan, her şeyi genelleyen, otomatik pilotta yaşayan, zihnindeki dolambaçlı yolları düzleştiren bir yaratıktı ve tabii ki bu yüzden sürekli kaybolup duruyordu.
"Neden hep tek bir kişiyi görüyoruz. Oralarda. Kütüphanede falan" Hugo omuzlarını silkti. "inançlı biri olsaydım, Tanrı'yı görüyoruz derdim. Tanrı bizim görebileceğimiz ya da idrak edebileceğimiz bir şey olmadığı için de, hayattayken tanıdığımız iyi birinin görünümüne bürünüyor derdim. İnançlı biri olmasaydım da -ki değilim- insan beyni açık bir kuantum dalga fonksiyonunun karmaşıklığını algılayamayacağı için, bu karmaşıklığı algılayabileceği bir şekilde indirgeyerek yorumluyor derdim. Kütüphanedeki kütüphaneci. Videocudaki babacan dayı. Vesaire"