“Mesele hayattan ne kadar aldığına bakar. Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır. İnsanın yüzü bir kitap gibi okunabilir. İfadeniz bomboşsa da hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir. Bundan kurtulmak mümkündür; yaşayın, monotonluktan uzaklaşın, gezin, görün, keşfedin, başkalarıyla ilgilenin, okuyun, sevin. Bunları dolu dolu yapın ki izleri yüzünüze yansısın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın.”
“Gecenin ortasında uyandım sizin gürültünüzden. Sigara içip konuşuyor, gülüyordunuz. Benimle hiç böyle konuşmadığını fark ettim. Uyandığımı gördüğünde ben yokmuşum gibi konuşmaya ve gülmeye devam ettin. Kadın kucağına aldı kediyi seviyordu yavaş yavaş. Kediyi sevmek hiç aklıma gelmemişti oysa benim. Sen isteseydin severdim belki. Yok belki değil, sen isteseydin kesin severdim.”