Süm

Süm
Bir davası olmalı insanın..
Sayısız insan, sessiz bir ümitsizliğin hakim olduğu hayatlar sürüyor.. Gerçekten başka seçenekleri olmadığını düşünüyorlar. Oysa uyanık ve sağlıklı ruhlar, güneşin pırıl pırıl doğduğunu hatırlar. Önyargılarınızdan vazgeçmek için hiçbir zaman geç değildir.
Alıntı
Reklam
Dünyanın harikaları Allah tarafından oluşturulmuş ve yaratılmıştır. (Madem ki) ruhun parçaları, dünyanın parçalarına tekabül ediyor ve dünyanın bu parçaları harikalarla dolup taşıyor, öyleyse (bu parçaları) inceleyen kimse, daha sarsılmaz bir inanca ve sağlam bir imana sahip olmakla fayda görür. Böylece Allah (bizi) evreni düşünmeye teşvik etmiş ve (bize) ruhları, ufukları, gökleri ve yeri tefekkür etmemizi emretmiştir.
Alıntı
Puan vermedi·246 syf.··
2025 55. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2025 00:00
Bu kitabı okurken fark ettim ki, aslında yorulan bedenim değilmiş; asıl yorulan ruhummuş. Kemal Sayar’ın Yavaşla kitabı, bana bunu sakince ama derin bir şekilde hissettirdi. Sayfalar ilerledikçe bir şeyleri öğrenmekten çok, unuttuklarımı hatırladım. Acele etmeyi ne kadar normalleştirdiğimi, hızın hayatımın merkezine nasıl yerleştiğini ve bunun beni nasıl içten içe tükettiğini düşündüm. Yavaşla, “şöyle yapmalısın” diyen bir kitap değil. Daha çok, “dur ve kendine bak” diyen bir ses gibi. Okurken kendimi yargılanmış hissetmedim; aksine anlaşıldığımı hissettim. Gün içinde koştururken, yetişmeye çalışırken, güçlü görünmeye çalışırken aslında ne kadar ihmal ettiğimi fark ettim: kendimi. Kemal Sayar, modern hayatın insanı nasıl hızla yalnızlaştırdığını, derinlikten nasıl uzaklaştırdığını çok sade ama etkili bir dille anlatıyor. Kitapta anlatılanlar bana yabancı değildi; tam tersine fazlasıyla tanıdıktı. Sürekli bir şeylere yetişme hâli, durunca suçluluk hissetmek, dinlenirken bile “boşa vakit geçiriyorum” düşüncesi… Hepsi hayatımın bir parçasıydı ve bu kitapta kelimelere dökülmüş hâlini görmek beni hem sarstı hem rahatlattı. En çok da şunu düşündüm: Biz hızlandıkça hayat yavaşlamıyor, aksine anlamını kaybediyor. Sayar’ın satırlarında sık sık insanın köklerine, anlam arayışına ve sükûnete vurgu var. Bu vurgu bana iyi geldi. Çünkü modern dünyanın sürekli “daha fazlasını” dayattığı bir yerde, bazen daha azın yeterli olduğunu hatırlamak gerekiyor. Yavaşla, bende bir farkındalık oluşturdu ama bu farkındalık yüksek sesle değil, sessizce geldi. Büyük kararlar aldırmadı belki ama bakış açımı değiştirdi. Daha az koşmayı, daha çok hissetmeyi; daha çok susmayı, daha dikkatli dinlemeyi düşündürdü. Bu kitabı okuduktan sonra anladım ki yavaşlamak, geride kalmak değilmiş. Aksine,
1000Kitap
YavaşlaM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 202013,2bin okunma
İnsan bazen sadece içinden konuşur. İnancı da, duası da sessizdir. Kırıldığını da belli etmez çoğu zaman, kırdığını bile fark etmeden susar. İçine çekilir bazen; kimseyi yormak istemez. Sessizce bekler, geçmesini umut eder. Duaları yine içindendir; herkes iyi olsun ister. İnsan bazen içinden çıkamaz… bazen de tam oradan güçlenerek çıkar.
Duygu ve Düşünce
Ve sonra, bir daha hiç benzemedi. Gelen günler, giden günlere.
Hayata Dair
Reklam