Düzeltilmesi Gereken Kavramlar kitabında aslında uzun zamandır fark etmeden benimsediğim pek çok düşünceyi yeniden sorguladığımı hissettim. Muhammed Kutup, bazı kavramların zamanla asıl anlamından nasıl uzaklaştığını anlatırken, okuru rahat ettiren bir dil kullanmıyor. Yer yer durup düşünmem gerekti, hatta bazı bölümler beni zorladı.
Kitap boyunca verilen örnekler, kavramların sadece teorik meseleler olmadığını; hayata, bakış açımıza ve duruşumuza doğrudan etki ettiğini fark etmemi sağladı.
Kitabı bitirdiğimde, kavramlarla ilişkimi yeniden gözden geçirme ihtiyacı hissettim. Benim için bu okuma, cevaplardan çok sorular bırakan bir süreçti.
İstersen metni daha kısa, biraz daha kişisel, ya da daha sade hâle de getirebilirim.
İstersen bir paragrafını özellikle “ben böyle yazarım” dediğin şekilde daha da inceltelim.
Muhammed Kutub
Posta Kutusundaki Mızıka’yı okurken, küçük detayların insanın iç dünyasında ne kadar büyük karşılıklar bulabildiğini hissettim. Sade ama derin anlatımıyla beni yormadan içine alan, satır aralarında yalnızlık, umut ve insan olmanın inceliklerini düşündüren bir kitap oldu. Hikâye ilerledikçe, küçük bir mızıkanın ne kadar büyük duygular taşıyabileceğini gördüm. Kitabı bitirdiğimde içimde hafif bir hüzünle birlikte sakin bir sıcaklık kaldı.
Kitabı heyecanlı okuyuşumun en güzel sebebi çok sevdiğim birinden hediye olarak verilmesi ve sürpriz altı çizili kelimelerin olmasıydı.
Benim için unutulmayacak kitaplar arasında olacak.
A. Ali Ural