Sen geliyorsun içimin dağınıklığı toplanıyor.
Baş köşede beş yüz yıldır var gibisin.
Ellerim seni biliyor. Yüzüm sana tapınak.
Sen varsın, evim ömrüm sen kokuyor.
Bütün kötüler şehri terk ediyor ve hiçbir kötülük barınmıyor yurdumda. Sen geliyorsun mahallemde çocuklar koşturuyor.
En güzel şarkıları dinliyorum seninle konuşurken. Beş yüz yıldır seviyormuş seni kalbim. İçimdeki eşyalar yer değiştiriyor. Sen geliyorsun. Her şeyi unutuyor aklım. Aklım güzelliğini almıyor. Senin adın ağzımdan çıkarken, dünyanın en güzel kirpiklerinin hayali bir bir diziliyor önüme.
Sanki denize bakar gibi gülümseyişin takılıyor ellerime.
Sen geliyorsun, ben kalamıyorum kendimde..
Ah! Beni kanatlarımdan vurdular Tanrım..
Beni gökyüzümden sürdüler..
Beni gecemden vurdular..
Öyle karanlık, öyle sessiz..
Gecemi ziyan ettiler Tanrım.
Bir zindanın soğuk kucağına hapsettiler.
Beni kanatsız sulh ettiler..
Kolum kanadım kırılmış,
Umudum ikiye yarılmış..
Beni benden ettiler Tanrım..
Bana meleklerinden bir çift kanat hediye edemez misin?
Beni gündoğumunda idam ettiler Tanrım..
Bana kendi dünyanda bir yer veremez misin?