Yoksa, ne çiçek açan ne de meyve veren bir ağaç mı olsaydım ; Çünkü verimli olabilmenin sancısı, kıraç olmaktan ağırdır; Ve eli açık zenginin çektiği acı dilencinin sefaletinden beterdir. HALİL CİBRAN
Halil Cibran'dan kisa bir hikâye: "Bir istiridye, yanındaki baska bir istiridyeye, 'Cok acı çekiyorum, içimde dayanilmaz bir ağrı var, tahammül edemiyorum' demis. Öbürü halinden memnun ve umursamaz bir sekilde şu cevabi vermis: 'Denizlere şükürler olsun, ne ağrım ne sizim var, hem içim hem dışım o kadar sağlıklı ki!' O sirada yanlarindan geçen ve bu konusmaya kulak misafiri olan yengeç umarsiz istiridyeye dönerek şunu söylemiş,'Dostunun agrisi taşıdığı muhtesem inci sebebiyledir."
"Aci, insana sonradan verilmis yaşama gücüdür."(Melih Cevdet Anday)
Derdini sevgiliye bile duyurmamayi ve hatta kendi gönlüden bile perdelemeyi salık veren Bâki, ne hos bir sada daha bırakmış: "Sabreyle dilâ derdini cânâne duyurma \ Cân içre nihá eyle velî câne duyurma \ Zinhâr sakın mey yerine kanın içerler\ Keyfiyyetin ol gözleri mestâne duyurma \ Esrarını keşf oyleme tahsil-i mizâc it \ Nûş eyle mey-i nâbi hakimâne duyurma \ Sofi gelicek açma sakın aşk hadisin \ Dânâ dil isen sırrını nâdâna duyurma \ Yàkub sifat Bâki'ye ol Yusuf-i sâni \ Hûn içre komaz kissayi ihvâna duyurma."