Canım hani ya şu ahlak açısından bakılınca...
İyi ya! İşte size zamanımız gençlerinin genel vaziyetinden iki ahlak numunesi ! Fikriniz hangi yolu seçiyorsa onu onalamakta hürdür. Hiçbirisini beğenmemekte yine hürdür ya!
... Ama hani kalemlerden bazı efendiler vardır ki mutlaka ileride devletin en büyük makamlarını tutabilme hazırlığıyla kâtiplik zamanında gece gündüz çalışarak içinde bulunduğu dairenin değil belki devletin olanca şubelerinin işlerinde yetkinliği elde edebilmek için iğne iplik olarak çaba gösterir. Böyle gayretli kişileri tanırsınız ya? Bizim Felatun Beyefendi bunlardan değildi. Nesine lazım? Ayda en azından yirmi bin kuruş geliri olan babanın biricik oğlu.
... Güneşin kıvrıla kıvrıla , istikametleri bulgulaya burgulaya ancak sabah ve akşamın belli saatlerinde ve belli başlı noktalarında sızabildiği bu loş konakta bana her şey dipsiz bir mananın ihtarcısıydı.
... Şimdi bütün bunları ben, gayeleri kendilerinden ibaret hoş ve renkli hikayeler diye anlatmıyorum; ruhumun ne yollardan ve nasıl pişmeğe başladığını ve nelere istidat kazandığını göstermek ve her şeyi ORAYA bağlamak için kısa kısa noktalıyorum.