"gerçek mutluluk ancak kırılmış olarak mümkündür. mutlulugu şeyleşmekten kurtaran bizzat acıdır. ona süreklilik kazandırır. acıdır mutlulugu taşıyan. acılı mutluluk bir oksimoron degildir. her yoğunluk acı vericidir. tutku acı ve mutluluğu bir araya getirir. derin mutluluğun içinde bir acı anı vardır."
"acıda bulabildiği gülünecek şey oranında derindir insan. daha önce insani acının derinliklerinde gömülü olmayan biri yüreğinin derinlerinden gülemez."
"neoliberal mutluluk dispozitifi bizi ruhsal iç gözleme zorlayarak mevcut iktidar ilişkileriyle ilgilenmekten alıkoyar. herkesin, toplumsal ilişkileri eleştirel bir gözle incelemek yerine, sadece ve sadece kendisiyle, kendi ruhsal durumuyla ilgilenmesini sağlar... böylelikle pozitif psikoloji devrimin sonunu ilan eder. devrimciler değil motivasyon antrenörleri sahaya çıkar... aşırı toplumsal çelişkilerin mevcut olduğu 1920'lerde malı krizin arifesinde zenginlerin aşırılıklarını ve fakirlerin sefilliğini vurgulayan pek çok işçi temsilcisi ve radikal aktivist mevcuttu. buna karşılık 21. yuzyilda bambaşka türde ve çok sayıdaki ideolog sürüsü bunun tam karşılığı yayıyor; eşitlikten son derece uzak olan toplumumuzda her şeyin iyi olduğunu ve çaba gösteren herkesin çok daha iyi bir konuma geleceğini..."