Çetin Adal

Çetin Adal
@Suphenist
İşgal edilmiş hiç bir zihnin,Tanrısı yoktur. Her yoksul,bir başka yoksul doğurarak sefalete yeni bir rehin verdiği andan itibaren suçlu olur. Din,köleler içindir.Onlara,yaşamın veremediği teselliyi verir. OsteoSapiens
Fizyoterapist /Osteopat Bilginin Eli
Lisans
Diyarbakır
Mardin
388 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Çerkes Gürcü Laz
Cumhuriyetin kuruluşundan sonra, Türkiye’de etnik kimliğini kısmen koruyabilen ve geniş bir coğrafyaya yayan Kürtler dışında kimlik mücadelesi veren halk olmadı. Bu haksız şartlarda diğer hakların bir şey yapma olanağı yoktu. Doğu Karadeniz‘deki Lazlar ve Anadolu’nun hiçbir yerinde çoğunluğa sahip olamayan Çerkez ve gürcü gibi kafkas hakları da gönüllü Türkleşmeyi kabul edince ortada Türkiye devleti için problem olarak yalnız Kürtler kaldı.
Alıntı
Reklam
Dersim
1925 başkaldırısıyla başlayan, 1938 Dersim katliamına kadar  süren ve on binlerce insanın öldüğü, 100 binlerce insanın sürüldüğü, kaybolduğu isyanlar direnişler süreci yaşandı. Devlet bunu bir halkın hak arama mücadelesi ve siyasi bir sorun olarak görmek istemedi;  dış güçlerin kışkırtmacılığı ve medenileşme karşıtlığı gibi gerekçelerle açıklamaya çalıştı; tedibe,tenkile başvurdu ve çok büyük acılar yaşandı.  Kürtler sürüldü hapislere atıldı mağaralara kapatıldı zehirli gazlarla öldürüldü.
Lozan ve cumhuriyet
Resmi belgelerde Kürtlerin adı geçmeden Lozan antlaşması imzalanıp Türkiye devletine bir tapu verilirken Kürdistan’ın büyük bölümü bu tapunun içindeydi. 1924 anayasasında “Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes türktür” anlamında bir ifade kondu ve bugün Türkiye’de adına Kürt sorunu denilen sorun ortaya çıktı. Şeyh aşiret kıskacında ve cahillik içindeki Kürt halkı ve kafa karışıklığı içindeki Kürt aydınları yanılmış yanıltılmışlardı. kürtler Yanıldıklarını Aldatıldıklarını anlayınca dört parçada da mücadeleye başladılar. Söylendiği gibi Kürtler milli mücadele döneminde isyan etmediler aksine önemli bir kesimi Türk mücadelesine destek verdi ancak Aldatıldıklarını anladıktan sonra yani lozan antlaşması Cumhuriyet’in ilanı ve 1924 anayasasının kabulünden sonra başlarının çaresine bakma arayışına girdiler . 
Alıntı
12 Eylül cuntası, büyük oranda sosyalist yoldan özgürlüğüne kavuşacaklarına inanan ve çözüm yolunda birbirlerini kıran Kürt gençlerinin kafalarında bir deprem yarattı. O arada zindandaki zülüm karşısındaki direniş, dağda bir savaşa dönüştü. 
Alıntı
Kürtler Ne İstiyor?
Türkiye’deki Kürtlere, sık sık, Kürtler ne istiyor? Şeklinde kurulca, alaycı şekilde bir soru sorulur. Konuyu bilenler buna yüzlerce binlerce cevap verebilirler. Ama bilmeyenler, “bakın her şey olabiliyorsunuz, cumhurbaşkanı bile…“ Diye başlayan safsatalarla karşılaşınca genellikle ne diyeceklerini fazla bilmezler. Oysa çok fazla demogojiye girmeden Verilebilecek kolay bir cevap vardır ; “ KÜRTLER, KÜRT KALMAK ISTIYORLAR “ bunun nasıl olabileceğini karşıdaki düşünsün. 
Alıntı
Reklam