Harry daha bebekken teyzenin evinin önüne bırakılır. Yıllar boyunca teyzesi ve ailesinin yanında yaşar. Bir gün bir zarf gelir. Zarfta kaldığı yere kadar yazıyordur. Eniştesi onu okumasını istemez, mektupu kendisi alır. Durdurak bilmeden mektuplar gelmeye başlar. En sonunda da evden taşınmaya karar verir bir anda eniştesi. Gittikleri yere kadar her yere mektup geliyordur. En sonunda bir anda kaldıkları evde kapı gümbürtülü bir şekilde kırılır. Hagrid çok sinirlidir. Harry potter hiçbir şey bilmiyordur. Olaylar da burada başlıyor. Harry’nin okula gitmesiyle hayatı baştan sonra değişiyor.
“ ismi lazım değil ölmemiştir”
Mesela bir insan çok fazla hayal kurabilir, bahar gelir gelmez insanların hayalleri daima neşe ve heyecanla doluyor, neden diyecek olursanız bu mevsimde zihin daha da hassaslaşıyor ve dünyayı bir gül yaprağı misali tozpembe görüyor insan.
Kitap çok fazla büyüleyiciydi. Bilim kurgu ve tutkunun vücut bulmuş hali gibiydi sanki. Beren ve James Hunter’ın yolları karanlık bir gecede birleşmişti. James kurbanını belirlerken Beren ise abisinden kurtulup kaçısına doğru ilerliyordu. İkiside o gece karşılaşmıştı. Jamesin kaldırdığı o el hayatlarını baştan sona değiştirecekti. Olaylar burada başlıyor. Beren mekanikliğin içinde normal hayat sürmeye çalışıp yavaş yavaş James e kapılmaya başlıyordu. James ise bu çekimden uzak durmaya. Bilim kurgu ve tutku okumak istenlere 10/10 öneririm. Kitap çok güzel