Herkes içinde aşk tohumları taşır. İçinde aşk tohumları yeşermiş bir insan her şeye karşı sevgi besler. Güzellik, cinsiyet, mevki, para gibi ötekileştiren vasıfları umursamaz. Ancak pek az insan bu tohumun yeşermesine şahit olur. Kalan herkes aşkı bildiğini sananlardır. Fırat’ı geçen ve sonunda Fırat’a yâr olan delikanlı gibi... Bu yüzden çevremizde âşıkların dolup taştığı ama aşkın nadir olduğu bir ortam görürüz.