İmtihan gereği bu evren ve dünyaya belli limitlerle geldik ve bu yüzden bir sevabın , bir fakir doyurmanın bize, biz bu fiili işlediğimiz aynı anda göremediğimiz bir boyutta "bir cennet odası" hediye oluşumunu tetiklediğini göremiyoruzdur belki de .
At vuruldu; içim paramparça Rüveyda
Gölgelerin ardına sakladım kusurumu
Sen orda kayıtsızca gülümsüyor gibisin
Ben burda damla damla eriyip akıyorum
Yine de, bırakamam yerlere gururumu
İstenmediğim yeri usulca terk ederim
Hâtıra kalsın diye bırakır da ruhumu
Mahzun bir derviş gibi boyun büker, giderim Nurullah Genç
Bir Hak dostuna " Bize ne oluyor da ölümden hoşlanmıyoruz?" diye sorarlar. O ,şöyle cevap verir:"Nefsani arzularınıza aldandınız, dünyayı mamur edip ahireti harap ettiniz. Bu sebeple mamur bir yerden harabe bir yere geçmek hoşunuza gitmiyor."