Suzan gündüz

Suzan gündüz
@Suzi0717
emekli
ilköğretim
istanbul
Tokat
500 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı

Suzan gündüz

, bir kitap okudu
10/10
·1025 syf.··
2020 127. kitabı
Fyodor Dostoyevski
9/10 · 45,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·207 syf.··
2020 126. kitabı
#okudumbitti #ŞuleKöklü #YanıkMaske #213sayfa Selam canlar. Şule Köklü henüz yeni tanıştığım bir yazar. @masuk.cabuk kardeşimin hediye etmese daha da uzunca bir zaman tanışacağımı sanmıyorum. Biliyorum ki önyargı iyi bişey değil ama elümde olmadan bunu yapıyorum ben. Adını hiçbir şekilde duymamışsam yazarın çok dikkatimi çekmiyor ve elim o kitaba çok kolay gitmiyor. Ama bu kitapla birlikte gördüm ki iyi bişey yapmıyorum. Maşuk can olmasa bu kitabı okuyamayacaktım. Kitabı okurken Tolstoy'un Anna karenina'sına bir selam çaktım desem yeridir. Orada levin karakteriyle rus köylüsünün yaşamına dahil olurken burada da ülkem köylüsünün yaşayışına dahil olduk. Tarlada patates mi toplamadık, helkeyle( kitabın arkasında köy sözlüğü diye bir bölüm var. Kitabı alınca oradan bakar bilmeyenler helkenin ne olduğuna. Bizim yörenin dili.. Bana yabancı değil hani) su doldurmaya çeşmeyemi gitmedik, madımak çorbasımı içmedik, harmanda patozın başınamı geçmedik.... Velhasıl kelam bu kitabı okurken acaba bir yüz yıl sonra klasikler arasında olur mu acaba diye sormadım da değil hani. Yanık maske aslında acaba neden neden diye merakla okurken aslında vermek istediği mesajın bambaşka olduğunu kitabın son sayfasını kapatırken anlıyorsunuz. Ben çok sevdim kitabı. Umarım hak ettiği değeri görür. " Ya susup köle kalacak, ya da ölümü göze alıp efendi olacaktı" sayfa 15... " Gülüyordu kadın. Hürriyetini toprağa gömdüğünden beri gülüyordu" sayfa 17.. "Vermeyene ver oğul, gülmeyene gül, gelmeyene git. Sana gülerse aldırma! Şehrin kapısının anahtarı budur".. Sayfa 30 "Özgürlüğü kimse sana vermez, adamsan gidip alırsın." Malcolm X sözü imiş... Sayfa 75 "Kara bir leke gibi ha bire yakasına iliklenen dulluğu, ölümün acısından daha ağır bir yüktü" sayfa 79.. Toplumun halen kanayan bir yarası. Bir yüz yıl
Yanık MaskeŞule Köklü · Şule Yayınları · 202194 okunma

Suzan gündüz

, bir kitap okudu
9/10
·207 syf.··
2020 126. kitabı
Şule Köklü
8.1/10 · 94 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2020 124. kitabı
#okudumbitti #AhmetMithatEfendi #DolaptanTemaşa #62sayfa Selam canlar. Bugün size öyle keyifli bir kitapla geldim ki sormayın "Bir aralık elindeki kafayı odanın ortasına doğru atıp düşünmeye başlamıştı" şimdi şu cümleden sonra bir polisiye ya da korku kitabı okuyacağınızı düşünebilirsinin ammmaaa hiçte öyle değil.. Temaşanın sözlük anlamı, gözlemleyen, izleyen seyreden anlamına geliyormuş. Dağarcık bir kelime daha öğrendi. Eeee kitabın adı dolaptan temaşa, yaniii dolaptan seyir. Ama nasıl acaba? Baş kahramanımız yağlıkçı esnafından Behram ağa aslında evden çokkk masumane bir helva sohbetine katılmak için çıkmıştı.. İyi de ne olmuştu da dolaba girmek zorunda kalmıştı.. Hiççç hesapta olmadan tamamen tesadüfen Dilber Leyla ile çakışır yolları.. Yol dedim de lafın gelişi o, keşke öyle olsaydı demeden edemiycem. Zira bizim Behram ağanın başına ne geldiyse işte bu karşılaşmadan sonra geldi. Yani pişmiş tavuğun başına gelmemiştir inanın Behram ağanın başına gelen. Yeniçeri Zorlu Mustafa'nın korkusunu atamadan olaylar silsilesinin içine birde Paşalı Ahmet girmesin mi?? Bizim Behram ağa can derdine düşmüşken yazarın keyifli, bir o kadar komik anlatım tarzıyla gülerek okuyorsunuz bu kitabı. Peki Behram ağa o dolaptan sağ salim çıkabilecek mi? Ben yazarla yeni tanıştım ama iyi ki tanışmışım.. Sizde geç kalmayın.. "Sanki bu helva sohbetleri tamamıyla arifçe, zarifçe, sakince ve kibar şeylerden miydiler?" "Nasıl?.. Behram ağanın zekasını beğendiniz ya?.." ne geldiyse başına aşırı zekadan mı desem, fazla ahlaklı oluşundan mı desem gelmedi mi zaten? "işin bizcesi, sizcesi, buncası, şuncası ne lazım! Asıl Behram ağacasına bakalım" bakalım bakalım çok keyifli çokkkk "evdeki kaşık düşmanı" eee Behram ağa sen evdeki hanımına eşine böyle hitap eder bu gözle bakarsan olacağı buydu beter
Dolaptan TemaşaAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,624 okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2020 122. kitabı
#okudumbitti #MuallimNaci #ÖmerinÇocukluğu #40sayfa Selam kitap canlar. 40 sayfalık minnacık bir Türk klasiği Ömer'in Çocukluğu. Kitap kapak tasarımı ile beni kendi çocukluğuma götürdü... Teyzemlerin mahallede çıkmaz sokağın sonunda aynen böyle kocaman bir kapı vardı... Hep merak ederdim o kapının arkasında ne var diye. Hiç giren çıkanı görmediğimden olacak esrarengiz gelirdi orası bana. Korkardım sanurım biraz da. Çocuk aklımla neler geçerdi aklımdan. Yıllar sonra memlekete gittiğimizde o kapının kaldıruldığını ve oradan yol açıldığını gördüğümde çok şaşırmıştım. Meğer orada insanlar yaşıyormuş oysa benim hayal dünyamda o kapının arkası vampirlerin olduğu bir başka dünyaya açılıyordu gülmeyin valla o dönem vampir hikayeleri o kadar çok anlatılıyordu ki inanmıştık bizde çocuk aklımızla.. Neyse efenim gelelim kitaba Muallim Naci tam anlamıyla çocuk ruhu ve çocuk diliyle öylesine yalın anlatmış ki çocukluk anılarını. Zaten kısacık yarım saatte bitecek bir eser. Ama alıntı yapacağım iki cümle gibi cümlelere takılıp kalırsanız banim gibi o süre biraz uzayabilir. Bu alıntı cümlesini yazar bambaşka bir şey için yazmış ama ben bu vesile ile İzmir depremini yaşayan tüm dostları bir kez daha anarak tekrar geçmiş olsun diyorum. Cümle bu anlamda çok etkiledi beni. "Bir felaketzedeyi en fazla, teselli eden ağlatır" bu çok gerçek bir cümle. Asıl amaç o değildir ama sonuç tamda budur.. "Suphanallah! Bakınız, Alla'ın öldürmediği ölmüyor.. Üstüne taş yıkılsada ölmüyor. Demek ki bunların hiçbir tarafına taş değmemiş"... İzmirin mucize bebekleri geldi bu satırları okurken
Ömer'in ÇocukluğuMuallim Naci · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,9bin okunma