#okudumbitti
#L. N. Tolstoy
#AnnaKarenina
#1062sayfa
Selam kitap canlar. Anna Karenina için yorum yazmak benim için biraz zor olacak. Tolstoy rus edebiyatında tartışmasız en iyi yazarlardan. Savaş ve Barış, diriliş kitaplarını okuduktan sonra söyle bir düşünüyor insan. Bir yazar yazdığı kaç eserle başyapıtlar arasına yerleşebilir acaba? Sanırım Tolstoy bu anlamda bir hayli eser kazandırmış edebiyat dünyasına. Çünkü bence savaş ve barış, diriliş ve anna karenina kesinlikle birer başyapıt.
Kitabı okurken o kadar çok duygudan duyguya geçip, kendi içinizde değişimler yaşayarak bitiriyorsunuz ki kitabı, son sayfada bi şöyle gözleriniz dalıp dalıp gidiyor.
Tolstoy dönemin Rusya'sında öyle güzel bir gezintiye çıkarıyor ki okuru, bir bakmışsınız şehirde aristokrat bir kesimle yan yanasınız, bir bakmışsınız köyde çiftçiyle ot biçiyorsunuz. Ve tüm bunları öylesine yaşıyor ki insan, kitabın filmi yapıldığında neden aynı zevki alamadığınızın cevabını buluyorsunuz kitapta. Ya bir bebeğin emekleyişini, tepkilerini öyle güzel anlatmış ki yazar tebessüm ederek okuyor, kendinizi orada hissediyorsunuz. Biz Levin'le ve köylülerle ot biçtik, dolli ve çocuklarla nehirde yüzdük, Levin, Stepan Arkadyiç ve Vesanka ile su çulluğu avladık daha neler neler okuyun göreceksiniz.
Ben kitabın aşk, evlilik ve ilişkiler kısmına çok girmek istemiyorum. Zaman zaman kızdığım, öfkelendiğim, ama sayfalar ilerledikçe ve insan duygularının ayrıntılarıyla yüz yüze geldikçe konunun ne kadar tartışmaya açık olduğunu farkediyor insan. Kesinlikle okunması gereken kitaplar arasında olmalı diyerek alıntılarla devam edeceğim. Zira epey uzun bir yolculuktu.
"Böyle taşkın bir karakterle ve kıt bir akılla doğmuş olması onun suçu değildi" sayfa 114
"Hiç kimse durumundan hoşnut değil, ama herkes aklından hoşnut" sayfa