#okudumbitti
#IreneNemirovsky
#DonJuanınKarısı
#52Sayfa
#OcakYı6cıKitap
Öncelikle yazarı daha önce hiç duymadığımı ve tesadüfen imdirimdeyken hadi bunu da alayım diyerek aldığım bir eser bu. Ama iyi ki almışım dedim. Bu kitap özelinde değil ama yazarın kısa hayat hikayesi bile mutlaka kitaplarına bir bakmalıyım dedirtti bana. Hani şu hepimizin malumu olan Nazi kampı Auschwitz var ya, işte yazar o kampta hayatını kaybetmiş. Ekim devrimi sonrası üşkesini terketmek zorunda kalmışlar tüm ailesi. 17 Ağustos 1942'de o kampta hayayını kaybetmiş.
Esere gelince Don Juan'ın Karısı ve Büyü adında iki ayrı öyküsü var yazarın bu kitapta. Don Juan'ın karısı, zamanda hizmetçilik yaptığı evde büyük bir sırra şahit olan bir kadının, o evin kızına yıllar sonra mektuplar aracılığı ile gerçeği anlatmasını konu ediyor.
Büyü adlı öyküyü okurken hala büyü yapılmasına, üfürükçülere inananlara güzel bir ders diye düşündüm. Yorum yaparken konuya çok girmeyi sevmediğimi yorumlarımı takip edenler bilirler. Ama bu öykü özelinde şunu söylemeden geçemeyeceğim. Büyü yaptığına inanılan ana karakterimiz vakti zamanında bir gençle birbirlerini seviyorlar ve fakat genç delikanlının annesinin istememesi sonucu ayrılmak zorunda kalıyor. Gel zamam git zaman bu genç hanımın aşk büyüsü yaptığına inanılıyor. Eh içlerinden bir akıllıda çıkmasın mı? Bakın ne diyor?
"Öyle mi dersin! Eğer sevilmek için gerçekten bir sırrı varsa, kendisi neden evlenmemiş ki o zaman?"
Eh ne diyelim aklın yolu bir değil mi? Keyifle okunacak bir eserdi. Tavsiyemdir.