Ceren kaya

Ceren kaya
@Svartjobb
Eczacı
AÜ Eczacılık
İstanbul
5 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Oysa herkes öldürür sevdiğini...
10/10
·1552 syf.··
2021 86. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2021 23:08
Edmond iyi çocuktu ama fena bir kusuru vardı. İnsanlara fazla güveniyordu. Sırf seviyor diye onları tanıdığını zannediyordu. Eğer geriye dönüp söyleyebilsem söylerdim. Edmond derdim, her ihanet sevgiyle başlar. Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım): okumayı sürekli ertelediğime pişman eden bir eser hatta tam bir başyapıt! Siz hiç intikam aldınız mı? Ya da intikam duygusunu gerçekten iliklerinize kadar hissetiniz mi? Ben hiç almadım ama kitabı okurken yapılanlar bana yapılmış gibi intikam duygusuyla doldum taştım. Sadece bir intikam hikâyesi olmayan, aynı zamanda aşk, merhamet, vefa borcu gibi birçok duyguyu hissettiren; âdeta yaşatan bu eseri herkesin okumasını isterdim. Kitabı okuduğum sırada; sinema, tiyatro ve diziye uyarlandığını öğrendim. Ezel dizisi ve Monte Cristo Kontu karakterleri şu şekilde; Edmond = Ömer Monte Cristo Kontu = Ezel Rahip Faria = Ramiz Dayı Mercedes = Eyşan Fernand = Cengiz Danglers = Ali Baptistin = Tefo (Ah be Tefo'm...) Romanı okumadım âdeta bir film gibi izledim ve iliklerime kadar hissetim. Ve nedense en sevdiğim roman karakteri olan Rodion Romanoviç Raskolnikov Suç ve Ceza ile Edmond Dantes'in yollarının kesişmesini isterdim. Zira ikiside hapishaneye mahkum edildi ancak Raskolnikov gerçek bir suçluydu, Edmond ise masumdu. Ne gariptir ki hikâyenin sonunda Raskolnikov aşk ile yeniden doğdu ancak Edmond'ı henüz hikâyenin başında aşkı öldürdü. Kötülüklere karşı, farklı yöntemlerle adaleti sağlamayı yeğlemiş iki güzel insanın bizlere sunacağı müthiş bir psikanaliz olacağına inanıyorum:) Ah Edmond... Vay senin hayallerin, vay senin vaatlerin, vay senin şu giden gençliğin... Ve seninle beraber yeniden yeşeren ümidin adı Monte Cristo Kontu, vesselam... "Mesele ölmek değil yeğen.
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202537,3bin okunma
Ceren kaya
Yorumunuz iyi de spoiler içeriyor….
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Ceren kaya

, bir kitap okudu
Puan vermedi·520 syf.·
Beğendi
·
34 saatte okudu
·
2020 53. kitabı
Jack London
8.9/10 · 135,4bin okunma
Ceren kaya
Martin Eden, yoksulluk içinde büyümüş bir denizci. Ablası Gertrude, eniştesi Higginbotham ve çocuklarıyla aynı evde kalıyor. Bir gün Arhur adında soylu birini kavga esnasında kurtarıyor. Arthur karşılığında kendisini evine yemeğe davet ediyor. Martin Eden burada Arthurun kız kardeşi Ruth’la tanışıyor, salonda gördüğü Swinburne’un şiir kitabı üzerine muhabbet ediyorlar. Martin fırsat buldukça kitap okuyan ilgili birisi ama Ruth’un kendi fikirlerini ifade ediş şekline hayran oluyor ve bunu nasıl yapabileceğini soruyor. Ruth lise ve üniversite eğitiminin gerektiğini söylüyor ve şiir kitabını Martine ödünç veriyor bir daha gelmesini söylüyor. Martin bir dahaki gidişe kadar kendisini geliştirmek için kütüphaneye gidiyor kitaplar okuyor. Ruth Martine dil bilgisi öğretiyor. Dışarıda da buluşmaya başlıyorlar ve aralarında nişanlanıyorlar. Martin bu arada dergilere satmak için tüm zamanını yazı yazmakla geçiriyor. Dergilere yolluyor fakat uzun süre dönüş alamıyor. Birkaç hafta deniz yolculuklarına giderek kazandığı paralarla geçiniyor. Herkes düzenli bir işe girmesini istese de o hep dergilere yazılarını postalıyor. Yazılarını Ruth beğenmiyor. Martin de 2 yıl sabretmesini sonra çok zengin olacağını ve evleneceklerini söylüyor. Ama Ruth Martinin, babasının işyerinde çalışmasını istiyor. Bir ara bir otelin çamaşırhanesinde işe giriyor ve Joe ile tanışıyor. İkisi de yoğun tempodan sıkılıp istifa ediyorlar. Martin artık kendi çevresinin ve önceden hayranlıkla baktığı burjuva kesimin düşüncelerini beğenmiyor ve Ruthun evinde yemek yerken misafir olan Yargıç ile tartışıyor. Bunun üzerine Ruth Martin ile çok farklı olduklarını düşünüp ondan ayrılıyor. Annesi babası da Martini onaylamıyor. Martinin yazıları dergilere onaylanmaya başlıyor ve zamanla çok para kazanıyor. Herkes Martini eve yemeğe davet etmeye başlıyor. Ruthun babası ve onu sevmeyen eniştesi bile. Martinin aklında hep aynı düşünce var ‘Neden o zaman bana yemek vermediniz? Bunlar zaten önceden yazılmış hikayelerdi. O zaman da aynen şimdi olduğu gibi sanatsal ve kayda değer hikayelerdi bunlar. Fakat siz ne o hikayelerin ne de yazdığım başka herhangi bir şeyin hatırına yemek veriyorsunuz bana. Bana yemek veriyorsunuz çünkü şimdilerde yemek verme tarzı bu ve bütün güruh Martin Edene yemek verme fikrine çılgınca kapılmış vaziyette’. Bir gün evine Ruth geliyor. Çok pişman olduğunu yeniden barışmalarını istediğini söylüyor ama Martin ona karşı bir şey hissetmiyor. Ayrıldığı zamana göre değişmediğini, şimdi neden barışmak istediğini, geçmişte yapılıp bitirilen işlerin şimdi kıymete bindiğini, önceden yazılarını beğenmediğini söylüyor. Sonra toparlanıp Tahitiye doğru lüks bir gemide yolculuğa çıkıyor. Artık yaşamaktan zevk almıyor. Önceden 4 saat uykunun bile vakit kaybı olduğunu düşünürken şimdi uyumak için yaşıyor. İşçi sınıfına da burjuva sınıfına da ait olmamanın yorgunluğu sonucu bir gün kamarasından kendisini denize bırakıyor.