Bilge, kafasıyla görürken, deliler karanlığa koşuyor. Ve anladım ki, herkes aynı...o zaman, içimden şunlar geçti: delinin hâli benimki gibiyse, ben ne diye bilgelik peşindeyim? O zaman içimden dedim ki, bu da boş; çünkü, bilge kişiler hep hatırlamıyor, deliler de öyle; gelecek günler her şeyi unutuyor. Bilge nasıl ölüyorsa, deli de öyle ölüyor. Bu sebeple, yaşamaktan tiksindim; çünkü yeryüzündeki hiçbir şey hoşuma gitmiyordu.
Ve bu sayede bilgeliği, deliliği, akıllılığı öğrendim. Fakat anladım ki, bu da zor bir iş; çünkü bilgeliğin olduğu yerde fazlaca üzüntü var. Çok öğrenmek isteyen kişinin çok acı çekmesi gerek.