Sevgi AKSOY

Sevgi AKSOY
Öğretmen
285 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
Ne zaman her insanın özde yalnız olduğu gerçeğiyle yüzleşsem önce depresif sonra özgür hissederim. Sonra hayat unutturur özde ki yalnızlığı. Yalnız olmadığım ilizyonuyla, gerçeğin bi sonra ki tokadına kadar umutla geçer zaman…
Beklenti, esaret gibi… Hislerimizi başkasına emanet etmeye benziyo. Beklemeyi bıraktığım anları seviyorum. Olan olduğu gelen geldiği kadar demenin özgür duygusunu seviyorum. Hep bu kabulleniş duygusuyla kalabilmek umuduyla günü kapatıyorum. Telatabi ve sevgiler uyusun artık…
Alışılmış ve çoğu zaman neşeli bir ritimle ciddi, hoş ve hüzünlü şeyler dünyasını canlandıran bu güç, müziğin boş inançları olan bu halk şarkılarının karakteristik özelliği değil midir? Elbette, burada "boş inanç" sözcüğünün ulusların yıkımından geriye kalan ve devrimlerinden sonra sürüp giden her şey anlamında kullanılması kabul edilirse...
Felsefe-Düşünce
Başkalarının sertliğini artık üzerime almıyorum. Çünkü çoğu zaman bunun bana değil, onların dokunulmamış yaralarına ait olduğunu görüyorum. Bunu fark ettiğim anda içimde karşılık verme isteği sönüyor. Kendimi savunmak ya da açıklamak zorunda hissetmiyorum. Sessizleşiyorum bu sessizlik zayıflık değil, anlayıştan gelen bir mesafe. Bana ait olmayan yükleri taşımamayı öğreniyorum.
En zor olan haklıyı haksızı ayırmak değildi. En zor olan,birlikte iyileşemediğini fark ettiğin yerde kendin için bir yer açmaya çalışmaktı. Bu yüzden yazmaya başladım. Anlatmak için değil sadece, dağılmamak için.Cümleler bir çözüm getirmedi belki ama beni bir arada tuttu.Düşünceler kağıda döküldükçebaşım biraz hafifledi, içimdeki gürültü yerini sessiz bir düzene bıraktı. Acı geçmedi.Ama taşınabilir oldu. Şimdi her şey tamam değil.Ama ben buradayım. Yorgun, kırık, ama dağılmadan. İyileşmek bazen ileri gitmek değilmiş yerinde durabilmekmiş.