Bir gücün bir nesne olmadan kendini gösteremeyeceği o varoluş hissi, biz ile dünya arasındaki temel ilişkidir.
Bizlerin dünyada bu ölçüde var olmasına benzer şekilde, ben de çelik kütlesi sayesinde var olmuştum.
Kaslarımın gitgide çeliğe bağlı olarak artması gibi biz de dünya tarafından biçimlendiriliyoruz.
Çeliğin de dünyanın da kendi varoluş bilincine sahip olması gibi bir durum mümkün olmasa da, saçma analojik çıkarımlar yüzünden çeliğin de dünyanın da kendi varoluş bilincine sahip olduğuna dair bir hisse farkına varmadan kapılırdık.
Böyle olmasa, kendi varoluş bilincimizin temellerini bulamayacağımızı zannederdik.
Atlas, omzuna yüklenen yerküreyi, kendisiyle aynı türden bir varlık olarak görmeye başlardı.
Böylece, varoluş bilincimiz bir nesne aramaya koyulunca, sahte bir görelilik dünyası dışında bir yerde yaşayamaz hale gelirdi.