Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Nereden geliyor, anı olmayan ama yalnızca imgelem olmaktan çok daha öte bir şey olan bu gizemli, coşkulu parıltılar?
Sarp bir uçurumun son tutunacak yeriymiş gibi şimdiki zamana bağlı kalıyorum.
.
Olmayacak anlarda, usum başka yerlerde dolaşırken, beni saran bu özlemler neyin nesi?
Bence bunlar o bilinen kokunun uyandırdığı, kendilerine belli bir olayın bağlanmadığı türden anılar değil, çocukluktaki manzaralar, hışırdayan gece elbiseleri ya da silindir şapka giymiş sevgili kişiler değil;
bunlar daha çok yokluklar, birden ayağınızın takıldığı, asla var olmamış, ama yalnızca içinizde bir sızıyla özlemini duyduğunuz bir içeriği anıştıran yokluklar.
.
Garip, her şeyin bağından kurtulup sürüklenebilir göründüğü, her şeyin olabileceği böyle anlar; hiç de yaşam gibi değil o zaman, bilinçli ve yine de düşte gibi,benliğin bir tür heyecanlı dinginlik içinde ağırlıksız sallandığı başka bir durum bu.
Belki de bir tür istenç var belki de böyle aralarda, bilmeden değerlendirme yapıyor, karara varıyor, kendimizi teslim ediyoruz.
Eylemlerimizin seçeneklerini yitirdiği başka dünyalar varsa da onları bilmiyoruz. Eğer yüzümde tehlikeyi haber veren bir örümcek ağının dokunuşunu duymuş olsaydım bile, bu ağın içinden, doğduğum anda -belki de daha önce başlayan küçük olaylar dizisini birbirine bağlayan aynı güçle geçecektim ve bu güç de beni, bu karşılaşma ne denli önemsiz olursa olsun, tıpkı sonuncusuna vardığımda, sonunda parçalanan aynasında benliğim yok olana dek bundan şöyle ya da böyle daha önemsiz olan ötekilerine sürüklercesine sarıp sarmalayacaktı.
Bu benim yaşamım dediğim şey. Hep o beni yönetirken, tıpkı sapana koşulu öküzler gibi, benim yönettiğimi sandığım şey