Bu güzel dünya ve üzerindeki tek leke bizdik
biz ya da yalnızca ben mi
Bazen dünyanın sanki gizemli soğuk ve yapışkan bir şeyin dokunuşundan kaçıyor gibi benden uzaklaştığı duygusuna kapıldığını sanıyorum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yumuşak gölgelere baktım ve her şeyin benden su gibi uzaklaştığını duyumsadım. Hepsi nasıl serin ve dingindi, hava nasıl da durgundu. Burada, bu kemik beyazı hücrede hücrede, bu boşluğun içinde, günün doğup yeniden karanlığa gömülüşünü izleyerek, rüzgârın esintisini duyarak, ışığın yerden uzaklaşıp sonra dinişini görerek yaşamanın nasıl olacağını düşündüm.
Sonra kayıp gitmek, yok olmak, uçsuz bucaksız havada dağılan toz gibi.
Olmamak. Hiç olmamak.
Derinlerde, düşlerimin ötesinde, bunu yapmaktan başka bir şey istedim mi hiç?
... : Doğmamak en iyisi, doğulursa da her şeyi bir an önce bitirmek
Her zaman bir yerlerde başka bir benin var olduğuna inanmışımdır, benim daha gerçek bir kendimin, belki de bir başka gerçeklikte, nesnelerin gerçekten gerçek olduğu bir yerde büyük ve akıl almaz görevleri erek edinmiş daha ağırlıklı, benden çok daha ciddi biri;
galiba onun için, orada onun çoğul dünyalarının birinde, ben bir yaz günü düşünden, bir bulutun gölgesi ya da bir rüzgâr esintisinden ya da sazlıktan, güneşin ağarttığı sığlıklarda havada kanat çırparak birden uçuşa geçen bir yusufçuk gibi göze ilişiveren görüş alanının ucundaki bir ışıltıdan başka bir şey olmazdım.
Şimdiyse, benden tümüyle kurtulmuş doğum yerimde, kendi yokluğumun ortasında dururken, küçük bir dua mırıldandım ve dedim ki,
Ah, gerçekten oradaysan akıllı kardeşim, daha gerçek gerçekliğindeysen, beni düşün, olanca ilgini bana çevir, kısacık bir an bile olsa, ve beni de gerçek yap.
Bu çocuk ben olabilir mi?
Kuşkusuz o masum geçmişle acımasız şimdiki zaman arasında bir yerlerde, beni beklediğini sandığım bütün güzel şeylere hevesle elimi uzatmış koşarken geride bıraktığım o çizgide, ben ne olduğunu anlayamadan bir şey kopmuştu.
O halde kimdi o, merak ediyorum, o aşınmış ucu yerden alan ve kendi kendine sessizce kıkırdayarak, hızla peşime düşen?