Cesetleşmek: Sözcük buydu. Burada yatakta olmayı düşledi, evin en tepesindeki kimsenin olmayan küçük bir odada, elleri serin örtülerin üzerinde rahatça uzanmayı, tuzlu camlardaki gün ışığına bakmayı, dünüp duran, çığlıklar atan martıları.
Orada olmak, önemsiz olmak; kısa bir an bile olsa kendini unutmak; durmak, devinimsiz olmak; dingin olmak
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yaşam yalınlıkları ve tamamlanmışlığıyla onunla dalga geçiyordu.
Ne olur, kendime soruyorum, bir gün fiziksel benliğimden, artık etimde barınamayacak kadar tiksinerek uyanacak olursam?
Öyle bir işkence olurdu ki: Tuz içinde eriyen bir sümüklüböcek.
Dünyalar içinde dünyalar. Birbirlerinin içine akıyor kanları. Bir anda hem buradayım hem oradayım, eskiden ve şu anda, büyü gibi.
Aynaların derinliklerinde yaşayan dinginliği düşünüyorum.
Orada yansıyan bizim dünyamız değil. Tümüyle başka bir yer, kurnazca bizimkine öykünen bir başka evren.
Her şey olası orada; ölüler bile yeniden yaşama dönebilir. Camda lekeler oluşuyor ve parçalar halinde gümüş kaplamalar düşerek bu koşut, tersine dünyanın, ayrımına varmadan yaşamlarını sürdüren sakinlerini ortaya çıkarıyor.
Bazen de cam havaya dönüşüyor ve onlar ses çıkarmadan dışarı adım atıyor, benim dünyama giriyorlar.
Çay. Çaydan söz edelim. Bana göre, çay içmek törensel ve eşsiz bir keyif.
Çayda başka yaşamların tadı var.
Yaşamlar. Başka yaşamlar! Bir yüksük dolusu mis kokulu Eğlencenin içine damıtılan bir sürüsü.
.