Tarihin bir bilimselliğine sahip olmaktan çok bilimlerin üstünde bir yeri vardır. Ama şu da bir gerçektir; herkes tarihe kendi kültür tarih ve medeniyet gerçeği içinden bakar, yorumları da buna göre şekillenir.Kısacası Türk tarihçiliği bu açıdan üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği için hem kendine hem de dünyaya noksan bakıyor.
Uğultulu Tepeler... Klasik kitapları okumayı çok severim. Bu eseri okumak keyifliydi. Aynı zamanda okurken beni oldukça zorlayan karakterlerin ruh halleri oldu. Onları anlamaya çalışırken bir paragrafı birkaç kere okudum kimi yerlerde. Ama kadın ile erkek arasında bir bağ oluşmuşsa bunun varlığını diğer hiçbir şeyin bozamadığını, insanın asıl düşünceleri ile davranışları arasında farkların keskin olduğu, iyilik ve kötülük kavramının farklı bakış açıları kazandığı, dönemin kadın ve erkek için biçtiği rol ve statüyü görebildiğimiz bir eser. Aşkın ve sevginin iyilikle çiçek açtığını, duyguları kötü söz ve davranışlar ile anlatmak yerine diyalog ile güçlendiğini güçlü karakterler üzerine kurmuş eserin yazarı. Tavsiye ederim kesinlikle okunmalı. Okuması zor diyenler çok oldu lakin ben zorlanmadım. Aksine akıcı olduğunu düşünüyorum. Uğultulu TepelerEmily BrontëOkuma Trenii