İnsan her adımını mezardan uzaklaşmak için atar yine de her adımda mezara biraz daha yaklaşır. Nitekim her nefesini yaşamını uzatmak için alır. Yine de her nefeste yaşamından bir nefeslik zaman azalır.
Beyler de yerlerinden kalktılar. Hanımlara karıştılar. Her biri belki bin tanesine aşkından, ondan başka kimseyi sevmek olasılığı olmadığından, yolunda ölmeyi canına minnet bileceğinden, kısaca dünyada ne kadar soğuk yalan var ise hepsinden söz açmaya başladılar.
Bahar erişince toprağın her tarafı baştan başa uyanır. Böylece öldükten sonra öbür dünyada dirileceği gizemi anlaşılır olur. O kuru ağaçlar, mahşerle karşılaşmış kemikler gibi yeniden canlanır. Bir durumda ki iyice bakılır da ibret alınırsa bedenlerinde ki uyanan yaşamı görmek olasıdır.