Şevval Irmak ͜͜͡͡✯

Şevval Irmak ͜͜͡͡✯
@Swlrmk1
Çiseleyen yağmur ve toprak kokusu (Kendi kendime konuşuyorum)
7/10
·96 syf.··
2026 3. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 18:04
Kitap kısa sürede akıp gitti. Eserde yer alan hikâyeler, insan hayatına dair temel değerleri sade bir dille aktarıyor. Okurken doğru olanın ne olduğunu biri söylemiyor; insan bunu kendi içinde fark ediyor. Bu yüzden kitap, insana nasıl yaşaması gerektiğini öğretiyor.
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·222 syf.··
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2026 19:02
Kuyucaklı Yusuf’u bitirdiğimde içimde bir sessizlik kaldı. Yusuf konuşmuyor, kendini savunmuyor; sadece yaşıyor ve katlanıyor. Onun bu suskunluğu bana güçten çok yalnızlığı düşündürdü.Kimseye benzemiyor ve bu yüzden hiçbir yere ait olamıyor. En çok da kitabın sonu beni sarstı. Böyle bir son beklemiyordum. İçimde “Keşke farklı olsaydı” duygusu kaldı. Yusuf’un onca şeye rağmen biraz olsun huzur bulmasını isterdim. Ama belki de yazarın anlatmak istediği tam olarak buydu: Bu düzen, Yusuf gibi insanlara mutlu sonlar sunmuyor. Yine de okur olarak insan üzülmeden edemiyor.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,5bin okunma
SPOİLER UYARISI
10/10
·126 syf.··
2026 1. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 17:17
Genç Werther’in Acıları bir aşk hikâyesi değil; duygu yoğunluğunun insanı nasıl tüketebileceğinin hikâyesi. Werther, hislerini yönetemeyen değil; hisleriyle yaşamak zorunda kalan bir karakter. Toplumun dengeli olmayı erdem saydığı bir dünyada, fazla hisseden bir insanın dışlanışını okuyoruz. Onun aşkı bir sevme biçiminden çok, bir var olma biçimi. Sevilmemeyi değil, sevdiği hâlde yaşayamayacak olmayı taşıyor omuzlarında. Ve insan anlıyor ki Werther’i asıl öldüren Lotte değil; dünyaya sığamayan ruhu. Kitap boyunca hep bir şeyleri kaçırıyormuşum hissiyle okudum; satır aralarında söylenmeyen ama ağır ağır hissedilen duygular vardı. Bu da bana, zamanla tekrar okunacak kitaplardan biri olduğunu düşündürdü. Goethe bu kitapta aşkı yüceltmez, romantize etmez. Aksine, sınırı olmayan bir sevginin insanı nasıl yalnızlaştırdığını gösterir. Kitap bittiğinde üzülüyorsunuz. Çünkü Werther’i suçlayamıyorsunuz. Belki de en acısı bu.
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024149,9bin okunma
Spoiler uyarısı !!
10/10
·336 syf.··
2025 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2025 14:30
“Körlük” kitabını bitirdiğimde içimde tuhaf bir ağırlık kaldı. Saramago, sanki toplumun iç yüzünü yüzüme vurmuş gibi hissettirdi. Aslında kör olanın gözler değil, vicdanlar olduğunu o kadar net gösteriyor ki… İnsanların bir anda nasıl bencilleşebildiğini, şartlar değiştiğinde nasıl en vahşi hâllerine dönebildiklerini okumak hem ürkütücüydü hem de ‘bu aslında bugün de böyle’ dedirtti. Günümüzde de gördüğü hâlde görmeyen, görmek istemeyen, gerçeği bilip susan insanların körlüğüyle birebir aynı. Kitabı okurken çoğu yerde kendimi karakterlerle aynı odada, aynı pislikte, aynı kaosun içinde hissettim. Sanki o salgın bana da bulaşmış gibi, yazar seni içeri çekip orada bırakıyor. Doktorun karısının tek başına ayakta kalma çabası ise insanlığın hâlâ bir yerlerde yaşadığını hatırlatıyor. Romanın sonunda verilen mesaj çok çarpıcı: Asıl körlük gözlerin kapanması değil, insanın kalbinin kararmasıdır. Kitap bittiğinde bunu bir kez daha anlıyorsun; bazı insanlar ışığın içindeyken bile karanlıktalar, çünkü görmek istemeyene hiçbir ışık fayda etmiyor.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
Bu benim ilk incelemem :) spoiler içerebilir.
9/10
·96 syf.··
2025 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2025 11:13
“Hayvan Çiftliği’ni bitirince en çok şunu fark ettim: Gerçekler sessizce değişiyor. Domuzların kuralları adım adım, kimsenin anlamayacağı kadar küçük oynamalarla değiştirmesi, bana çok tanıdık bir düzeni hatırlattı. Bir kelime ekliyorlar, bir cümleyi biraz yumuşatıyorlar ve herkes sanki başından beri öyleymiş gibi kabulleniyor. Eşitlik sözü verip herkesin iyiliğini düşündüklerini söylemeleri güzel başlıyor ama zamanla aynı sözlerin başka bir anlama dönüştüğünü görüyorsun. En sonunda bir bakıyorsun, eşitlik hâlâ var ama bazıları daha ‘eşit’. Hayvanların bu değişimi fark ettikçe susması, bazen unutması, bazen de inanmayı tercih etmesi çok tanıdık geldi. Kitap aslında bir masal anlatmıyor; masalı kullanarak gerçeğin ne kadar kolay eğilip bükülebileceğini gösteriyor. Bugünü düşününce insan ister istemez kendini o çiftlikte hissediyor.”
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Yapı Kredi Yayınları · 2021296,1bin okunma