Hiçbir şey, Allah’a ve rızasına kavuşmak kadar büyük ve değerli değildir. En büyük gaye odur. Ona ulaştıran ne varsa -acı ve ağır bile olsa -hoştur, güzeldir.
Onlar, batılı temsil ettikleri halde bir arada olabilirlerken hakkı temsil edenlerin parçalanmış olmaları veya sistemlerinin onlara bölünmüşlük ruhsatı vermiş olması elbette düşünülebilir bir şey değildir.
- Önemli olan şeyler gözle görünmez, diye tekrarladı Küçük Prens, bir daha unutmamak için.
- Senin gülün için harcadığın zaman var ya, işte gülünü bu kadar değerli yapan şey odur.
- Benim gülüm için harcadığım zaman, diye tekrarladı Küçük Prens, bir daha unutmamak için.
- İnsanlar bu gerçeği unuttular, dedi tilki. Ama sen bunu unutmamalısın. Kim olursa olsun biriyle dost olduğun zaman, sen artık ondan sorumlusun. Sen gülünden sorumlusun.
-Ben gülümden sorumluyum, diye tekrarladı Küçük Prens, bir daha unutmamak için.
Öyleyse kendi kendini yargılayacaksın, diye cevap verdi kral. En zoru da budur. Kendi kendini yargılamak, başkasını yargılamaktan zordur. Kendini yargılamayı başarabilirsen gerçek bir bilgesin demektir.
Bir gezegen biliyorum, orada kıpkırmızı suratlı bir adam oturur, hayatı boyunca bir çiçek koklamamıştır, hiç yıldızları seyretmemiştir. Kimseyi sevmemiştir, toplama işleminden başka hiçbir şey yapmamıltır. Bütün gün senin gibi tekrar eder durur: “ Ben ciddi bir adamım!” Bu onu gururlandırır. Ama o insan değil, bir mantardır.