Sibel

Erkekler kadınları her şeyin en iyisine sahip olduklarına ikna etmek istediklerinde, onların etkilerinin önemini memnuniyetle abartırlar, ama aslında somut eylemin başladığı yerde kadınların sesi kısılır. Savaşların çıkmasına neden olabilmişlerdir ama bir muharebede kullanılacak taktik konusunda fikir veremezler.
Sayfa 168 - 1. Cilt
Felsefe
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Kadının yazgısını elinde tutanlar hep erkekler oldu ve hiçbir zaman kadının çıkarını gözeterek karar vermediler; göz önüne aldıkları tek şey kendi tasarıları, kendi korkuları ve kendi gereksinimleriydi. Ana-Tanrıça’ya saygı göstermelerinin nedeni, Doğa karşısında duydukları korkuydu ve tunç aletlerle Doğa’ya karşı kendilerini olumlayabildikleri anda patriyarkayı kurumsallaştırdılar.
Sayfa 166 - 1. Cilt
Felsefe
Viktorya İngiltere’si kadını buyurgan biçimde evin sınırları içine yerleştiriyordu. Jane Austen yazabilmek için gizleniyordu. George Eliot ve Emily Bronte olabilmek için ya çok cesur olmak gerekiyordu ya da istisnai bir yazgıya sahip olmak.
Sayfa 160 - 1. Cilt
Felsefe
Tarihin başlarında kadını ev işine yazgılı kılan ve dünyanın kuruluşuna katılmasını engelleyen derin neden, onun üreme işlevinin kölesi olmasıdır (…) Genel olarak yüzyıllar boyunca kadının doğurganlığı düzenlenmemiştir.
Sayfa 154 - 1. Cilt
Felsefe
Marx Kapital’deki bir notta şöyle der: “(…) birtakım erdemler, kadın karakterine özgü erdemler, kadınlara zarar vermeye başlıyor; kadın doğasındaki ahlak ve incelikle ilgili her şey kadının köleleştirilmesine ve onun acı çekmesine yol açan araçlar haline getiriliyor.”
Sayfa 152 - 1. Cilt
Felsefe