O, uçurumdan aşağı atlamıştı, çoktan atlamıştı artık belki de… Belki de asıl özgürlük o uçurumdan atlamaktan geçiyordu… Atlamaktan ve kendini korkularına tutsak etmemekten… Atlanan yer bizi her zaman ölüme götürmeyebilirdi üstelik. Her zaman bir başka olasılık vardı.
Yaşanması gerekenlerin asla ertelenemeyeceğini, her ertelemenin aslında bir başka ıskalama, hatta eksilme anlamına gelebileceğini artık o kadar iyi öğrenmiştik ki… Herkes bekleyebilirdi. Ben bu sefer beklemeyecektim.