Sibel

Pişmanlık duymadığınızı söylerken, aslında kurtulamadığınız bir pişmanlığın içine hapsolduğunuzu ister istemez dile getirmiyor muydunuz? Pişmanlık duymadığınızı ifade etmeye ihtiyaç duyar mıydınız aksi halde?
Sayfa 258·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İlişkiler neden, birçok kez ıskalanıyordu öyleyse? Kaçışları, yıkıcılıklarını ve yakıcılıklarını hissedebildiğimiz halde, neden giymeyi tercih ediyor ve kendimize yakıştırmaya çalışıyorduk? Konuşmak, pişmanlık duymak, hatırlamaktan keder duymak, bize neden yaşamaktan ve savaşmaktan daha kolay geliyordu?
Sayfa 257·Kitabı okudu
Yoksa… Yoksa bir yara, birçok farklı zamanın duygusuyla sarıldığı halde, kendisini zaman zaman duyurmaya mı devam ediyordu?..
Sayfa 245·Kitabı okudu
Bizim kuşağın kaderi miydi bu yoksa?.. Biz çok mu arada kaldık, bir yerlerde, tüm beklentilerimize rağmen kaybolduk?.. Değiştirelim derken, kendimizi yeterince değiştiremediğimizi neden göremedik?..
Sayfa 185·Kitabı okudu
Sonuçta insan, çok uzaklarda kaldıklarını gördükten sonra, kendisini mutsuz eden anları da arayabiliyor bazen. Uzaklık yakınlaştırıyor, geride kalanlara başka gözlerle bakmayı sağlayabiliyor, içimizi çok kanatmış acılarla barışmamızı bile kolaylaştırabiliyor.
Sayfa 169·Kitabı okudu