Aşk gündelik rutini parçalar, yaşamak ya da ölmek için hiçbir nedenin var olmaması demek olan ve bu yüzden de Stendhal’in o denli büyük bir kötülük olarak gördüğü can sıkıntısını kovar. Aşığın bir hedefi vardır ve bu, her günün bir serüvene dönüşmesi için yeterlidir.
(…) su içilen kaynağın kullanımı başka herkese yasaklansa bile kaynağın kendisine sahip olunamaz. Kıskanç erkek bunu çok iyi bilir. Tıpkı suyun akışkan olması gibi, kadın da özü gereği değişkendir ve hiçbir insani güç doğal bir hakikati inkar edemez.
Erkeğin düşlerinden biri, kadında sonsuza dek kendisine ait olacak biçimde “iz bırakmak”tır, ama en kibirli erkek bile kadında sadece bazı anılar bırakacağını ve en ateşli imgelerin bile bir yürek çarpıntısıyla soğuyacağını bilir.