Sibel Karagöz

ÇOÇUK KALBİMİN ELLERİNDEN TUT günü doğuran tut elimden toprağa aş katan tut elimden can’a can katan tut elimden umudu arka cebine koyan tut elimden tut tut ki düşerim yalan dünyanın koynuna yenilirim bin bir oyununa tut ürkmüş serçe çocuk kalbimin elinden tut tut Sibel Karagöz
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
HİÇ YAZILDI EYVALLAH OKUNDU BİRAZDA DOKUNDU yokluğumun eli ayağı boğazını tırmalamıyorsa varlığım tabureni altından çeker hiç edilmiş bir içlik eğreti bir gömlek gibi dökülür içten içe bir dönüş yalnızlığın sıcak nefesi karşılar aynaların somut fazında bir vedadır soyuta indirgenmiş elveda eyvallahlar çeken sabrın tesbihiydi taneleri imamesine boş ol boş ol diye diye tek tek saçıldı soyuttu sevda hiç dokunulmamış somuttu veda bir hiçe sığdırılmış eyvallahlarca hiç yazıldı
Şiir
DOĞUM SANCISI bugün içten içe diledim tan turunçtan ala dönerken bir doğum sancısı başlasın adalet ellerinde teraziyle yüreğinde eşitlik ağırlığı demokrasiden ederi vicdani yasadan rengini berrak sudan direğini bayraktan kalemini Ata’dan imzasını babadan yamalasın doğumdu sancısı gecenin karasında sevinci göğe değer iyiliğe sevdaya aşka uyansın adı üstünde gün doğumu umudu muştulayan kindar öfkesinin altına tabure çeken
Şiir
ŞURDA ŞOORDAAA ŞOYANDAAA bugün küçük bir kızın dilinde tanıştım bez bebekleri ile konuştukça şurda şoordaaa şoyandaaa diyordu neden dedim aynı şeyi farklı anlamlarda diline yapıştırdın sakız gibi çevirip çevirip patlatıyorsun baktı koca koca gözlerini açıp sakızını patlata patlata sonra büyümüşte küçülmüş gibi şurdakiler dedi nenemle dedem yanıbaşımda çay demlerler hikayelerinde bazen kaynar bazen taşar bazen bardak olurum da demlenirim şoordaaakiler babam la halam onlar hep işteler
Şiir
KADER HANIMIN YANILSAMALARI eskiler derler di de inanmazdım ön teker nereye, arka teker oraya kırk fincan kırkınında kulbu kırık fincan kırk kere açmamış filizi namzetleri kırk birinci de açar mı??? açmadı açmaz da inandım inandım artık yineleyen migren di derim ağrıttı ,koklarken kökten koparttı dalında boynu kırık manolyam açamadan güne küsmüş manolyam kadere kapatmış kapıları kırk anahtarı sol ‘a maymuncuk yalanları dil’e dolasan turunç reçelleri tandan damlatsan arzı endam eden harflerin altından kırk bin yalan ,cümlesi kırılmış can ne baharın goncası ne güzün kardeleni hepsi heybemde hüzün kader hanımın yanılsaması ayna düştü kırıklar arası can kesikleri yürüdü uyandı uyandı artık
Şiir