Sibel Karagöz

SÜTSÜZ AK KAŞIKLAR sağırdı kulakları duymadılar duymazlarda bu kaçıncı çalınmış örselenmiş cinsiyet bu kaçıncı kökünden koparılmış papatya yetmedi mi soldurduğunuz mevsimsiz gülüşler türüyorsunuz her bir yanda topraksız susuz ayrık otu gibi bir de sütle yıkanmışsınız diliniz bal yüreğiniz çirkef sütte leke var sizde yok ondandır salınıp salınıp başka papatyaları kopartmanız
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
KİFAYETSİZDİ HÜKÜMSÜZ YAZILDI cam kırıkları mı can kırıkları mı yüreğimi çürüten bir damla suya ne bir tas ne bir bardak kırıktı gönül hanem almadı dolmadı da can işte camdan plastik olaydı düşe kalka
PERDELER DÜŞER yaralı bir ceylanın umudu akan suyun içinde apak çırpınışlarda kalır ölüm elli ayaklı habersiz ansızın gelir yalanların perdesi allı güllü bağlı bahçeli göğü engin mavi kuşları özgür kanat sesleri kulaklara can yüreği pır pır ettiren hayal dünyası işte paldır küldür bir ince ipten düşer ölüm der ölüm olmasaydı bu kanışlar bu aldanışlar ipsiz perdeler de umuda kanat çırparak güne gün ekler günler de kopar bir tespihin imamesinden perdeler de düşer ölümün soğuk nefesinde
Şiir
ZAMAN DEĞER evler odalar odalarca yalnızlıklar her odaya sığdırılmış der top edilmiş kumaşlarca kimsesizlik her gün tezgahlarca mutluluk biçiyorum tan’a özeniyorum turunçtan çalıyorum göğe dalıyorum umut diyorum umut gök mavisi kesiyorum biçip biçip üst düzey mutluluk giyiyorum kanıyorum da düşlerin de boynuna inci mercan takıyorum gün umut yüklesin gece bulut mutluluğun kapısını açık bırakıyorum duvarlar ,dolaplar,kapılar üstüme üstüme geliyor yalnızlık bacadan horluyor sesim saklanıyor umut mavileri ile kaçıyor turunç tasta çürüyor
Şiir
DERİNİN DE DERİNİ derindi boşluklar öyle derindi ki adım atsan ayak yürümez el sallasan el ele dokunmaz derinin de derini çıkardı her köşe başından deniz kızları suya hasret kumsuzdu sahilleri üstelik pulsuzdu çırpınırdı can havliyle sese sağır göze kör can’da can bulamamış hep bir hasretin türküsü yere bassa zemine ağırlıksız göğe baksa boşluğun boşluğu tutunsa ellerinden kayan film şeritleri üstelik kopuk bölük pörçük derinin de derini kulaçlayamadığı bir ömür tutunamadığı bir yaşam noktasız virgülsüz hep bir ünleyiş derin boşluklardan yankı dinleyiş soru işaretleri boşluklar dolusu
Şiir