Sibel Karagöz

KAMBURUMUN İNLEYİŞİ gecenin ağırlığı çöker gelmeyenin gelmeyişlerinin şaheseri kamburum inler o kamburun her yaprak renk değiştirdiğinde acı bir inleyişi var kamburda konuşur mu uydurma dersin deme deme sadedir dili duysan utanırsın gelmediğin her senenin aylarına bölünür saatlerine çarpılır da saniselerinden çıkarılırsın kalır mısın bilmem ama kamburum “ hiç “ etti seni sıfırın altında sıfır etkisiz elaman dimi öyle değil işte bir olsaydın başta gelseydin on üstü ondun sen bir de değilsin ne başı ne sonu kamburumun acı inleyişi o sestesin yüreği delen yaprağı solduran kökü çürüten
Şiir
Reklam
EMEK’LEDİM beklerken emek’ledim sana gelen yolları ipin ucuna özlemini gamlı bülbüle öfkelerini kargaların gagalarına kahkahalarını yediveren güllere verdim ,verdikçe,soludukça şakıdılar kimi aşka kimi öfkeye kimi hasrete ben her şakıyışı sardım yumak yumak renk renk çileydi yolun sardıkça çektikçe uzaklaştın aramızda ki yollar uzandı boylu boyunca yollar uzadıkça ayaklarım kısaldı emek’lediğim yollar büyüdü büyüdü ben yine kaldım bir gamlı bülbülün sesinde bir karganın gagasında bir yediveren gülün taçında ben emek emek yolunun toprağında öldüm
Şiir
DEMİRDİ YÜREĞİMİZ ne zaman bir liman yüzü gördük ki sığ sularda bata çıka savruluyor kayığım ne kürek yandı ne yürek alev aldı limansızım demir miydi yürekte ki hep dişe dokunur sözlerim hep bir kahırdır ağ’larım çeker çeker de bir nimete dokunmaz elim hep boş teneke kendi çalar kendi oynar kaşığım kırıktı ulaşmaz ağza kayıntı avuca gelmez ne limanım var demirleyecek ne rotam var sürülecek görüp göreceğimiz hep bir dip , denizin dibi göğün sahibi bir yeraltı karanlığı labirent hangi kapıya el versem demirin tuncu bir derinlik suyun yüzünde ayaksızlar dolanır
Şiir
CEPSİZ SEVMEK kimsenin kimsesi yada adaların odalara yüz çevirip yarım adalara doluşan odalarca adamlar kasvetli kadınlar umutlu çocuklar şen yersiz yurtsuz bir çoğulluk ve tüm dünyanın sanalı ortak bir yalanın zirvesinde olmak için peşinden koşuşmaları kağıda pay biçilmiş sınırlar değişir kağıdın resmide değişir koşuşturma ortak dilleri maratonun finişi mutluluğun fişi oysa kimse mutlu değil amaçsız bir koşuşturma yalan bir mutluluk hikaye ben daha çok diye başlar sanılarla yol alır düşer,kalkar istiflenen bir tomar yalnızlığı nurtopu gibi
Şiir
GİBİ GİBİ var gibi yok gibi gibi gibi hayat hayal silsilesi sırsız aynalar dile gelir de anlatır anlatır anlatır yine de anlamaz ararsın çizgilerde ezber bozar bir izi ararsın var gibi yok gibi gibi gibi bulamazsın saatler kovalar dakikalar tekmeler saliseler tokatlarda ömürden sayfaların harita metodu pembe pitikarelerinde küçük bir iz dahi bulamazsın bir umarı yoktur silinmiş camlar yıkanmış arınmış perdeler geçmiş geçmemiş
Şiir
Reklam