Sibel Karagöz

ATEŞİ NEFER gecenin orta yerinde düştü gözlerin çırılçıplak uyku haram öyle soğuktu ki bakışların üşüdüm buz kestim elim ayağım titriyor bir sigara yaktım ateşi nefer bir daha baktım korkarak gözünü devirip gittin içimin ateşi harf harf dökülmedi tık yok dili lal kulağı sağır iki atlı tan ağartıcı şahlandılar kişneyen atların sesi ile uyandım
Şiir
Reklam
KAYIP KADINLAR inanışlar bir martıya sarılmış umutlar ahhh inanışlar olmasa kanmasa insan günü güne ekleyebilir mi inanışlar yaşama tutunuşlar tırnak ile diş ile sonra hayallerin acısı sarar yüreği gözü dili dişi kelimeler dişlerin arasında ıslanır kimi boynundan kopar kimi ünleye ünleye kanar sıkmaktan ısırmaktan harfleri kana bulaya bulaya sessizce yol alır
Şiir
DOĞMASAYDIK ÖLMEZDİK hayat neydi hepi topu nefes almak mı? düşündüm ay’la beraber yıldızları kırpa kırpa bütün şehir uykuda tek bir evin sarı lambası titremiyor sokaklar bakir tek bir adım izi yok sessizliğin hükümranlığında akıl oyunları peşinde şıp şıp terliklerimin sesleri hayat diyor hayat kendin için ne yaptın iç sesime verecek bir cevabım yok “sustum “ dedim biraz “durdum “ biraz
Şiir
AĞLAMAKLA GÜLMEK keder hafızalıyım incelikleri düşünür göz yaşı hasat ederim kimsenin kimsesi olamamak inceldiği yerden kopsun be kemancı demek bardakları boş,dolu sıraya koymak bir türlü bir bardağa sığmamak hüzünlü sığlarda ağlamak yüreğin kara çarşaflarını silkeleyip güneşin turuncu şalını yekpare gülüşlere vermek bir ağlayıp bir gülmek mevsimler gibi hüzünlü yapraklar dökülür kirpiklerimden
Şiir
RİTÜELDİR KÖKLER esrik baharlar yiter soluk bir papatyanın seviyor sevmiyor fallarında yoklarsın yüreğin gurbet pencerelerini dayanamayıp defalarca açarsın ilk defa görüyormuş gibi köklerin uzun uzadıya sarmış bacaklarını topal topal gölgen ardın sıra tok tok sesleri sağır kulakları kanatır ve bu kanamalar kah yüreğini kah köklerini
Şiir
Reklam