Sibel Karagöz

BÜLBÜL SERENADI İçimin notaları ağlıyor kulağımdaki son söz tekrar tekrar kapıyı çalıyor dönüp dönüp kanatlanıyor gözlerimin içine baka baka kapılar çarpıyor içimin labirentinde çarpa çarpa büzüşüyor kapanan kapılar ardında kapana kısılmış bülbül kısılıyor ve başlıyor serenadım içimin notaları ağlıyor fısıltıyla ağlıyor çarpan kapılar ardında bülbül serenadında Sibel Karagöz
Şiir
Reklam
GİTME elimden gelse “ tutsam “ dilimden dökülse “ gitme “ gelmedi dökülmedi de... uçuş uçuş çiçekli eteklerimden soluk gri nefeste uçtu kanatlarımı kıra kıra Sibel Karagöz
Şiir
SİBEL KARAGÖZ GÖZ YAŞLARIM İNTİHARIN EŞİĞİNDE İçimde savaş var bombalar düşüyor her düşüşte bir acı peydahlanıyor yüzümde içimdeki savaşın sesleri Ağlıyor Kulaklarımda doğmamış çocuğun Sesleri ağıt yakıyor Bilmediğim bir dil konuşuluyor Konuşmuyor YAKIYOR Küçük bir serçe ağıdı bu Her bir sesin sesizliği Akıyor içime Yağ mı bal mı Şekerle şerbet mi Tuzla sirke mi Akıyor Gözler dinlemiyor ki Asıldı kirpik köküme Her biri İntiharın eşiğinde Tek tek sineme düşüyor Düştükçe Yanıyorum Düştükçe Düştükçe Ben benden kanatlanıp
Şiir
SEN NERDESİN siyahımda yünden sardım geceyi bir ters bir düz yıldızları kestim yamaladım yorganıma senli düşlere adımladım adını ana ana düş sokağı kapı pencere Aralık sen nerdesin Sibel Karagöz
Şiir
YİTİK ÇORAPLAR minicik ufacık çoraptan çıkan ayak uykular arası düşlerin koynunda minicik aydan beyaz doğar ve yürür umudun elinden tutar dilinde ki tılsıma kapılır koşar koşar ve fark edemez o pamuktan beyaz ayak çividen soğuk buz... teki düşmüş emzikten düşmüş bebek gibi sanki düş diyarı değil camdan kesik hayal tarlası battılar kese kese teki olmayan rengi olmayan ümitsiz kırıklar ve düştü
Şiir
Reklam