Seda Başak

Herkes okusun lütfen….📚☕️ Bir ülkenin cahilliği okumakla aşılır..👍
İnsan ve Duygular
Reklam
Mark Wolynn Söyleşisi Yarın
🧠 Travmanın İzini Sürmeye Hazır mısınız? Dünyaca ünlü psikoterapist ve yazar Mark Wolynn, kuşaklar arası travmaların hayatımız üzerindeki görünmez etkilerini ortaya koyan çarpıcı eseri “Seninle Başlamadı” ile Bi Dünya Kitap Grubu’nda! 📖 Bu kitap, yaşadığımız birçok duygusal yükün, korkunun ve tekrar eden davranış kalıplarının bize ait olmadığını, geçmiş nesillerden bilinçdışı yollarla aktarıldığını bilimsel verilerle anlatıyor. Travma, epigenetik, aile hafızası ve bilinçaltı arasındaki ilişkiyi sade ama derinlikli bir dille ele alan eser, Türkiye’de de büyük yankı uyandırdı. 🏆 Son 5 yılın Türkiye’de en çok satan 3. psikoloji kitabı olmayı başaran Seninle Başlamadı, binlerce okurun hayatına dokundu. 🎙️ Moderatörlüğünü Ayça Budak’ın, çevirmenliğini Sedat Ulusoy’un üstlendiği bu özel söyleşide: • Aile travmaları nasıl aktarılır? • İyileşme mümkün mü? • Gerçek özgürleşme nerede başlar? tüm bu sorulara birlikte yanıt arayacağız. 📅 21 Ocak 2026 – Çarşamba ⏰ 21.00 📍 YouTube Canlı Yayın ✨ Etkinliğimiz tamamen ücretsizdir. Siz de bu dönüşüm yolculuğunun bir parçası olmak istiyorsanız, profilimizdeki linkten kayıt formunu doldurarak aramıza katılabilirsiniz. Geçmişini tanımadan geleceğini inşa edemezsin. Biz buradayız, sen de gel. 💫📚
1000Kitap
PAYLAŞALIM LÜTFEN ! ( SOĞUK VE ÖLÜM)
Dostlarım bu geceden itibaren istanbul’da dahil bir çok ilde sıcaklıklar sıfır derecenin altına düşecek,kar yağacak. Sokak hayvanları aç kalırlarsa yaşamlarını yitirmeleri kaçınılmaz olur! Elinizin uzandığı kadar en azından kendi sokağınızda olan canlıları beslerseniz hayat kurtarmış olursunuz. 100-200 gram mama onlar için can demek. Esenlikler ❤️🙏
Alıntı
Duvavarları Aşmak - Sokakta kitapları nasıl dağıttık
Elimde yazdığım kitabın birkaç kopyası, soğuk bir Kadıköy günü, sokakta yürüyor ve kitabı hediye edebileceğim doğru insanı arıyorum. On beş sene önce, ilk kitabımı da Taksim’de dağıttığım gibi… Bende tabii on beş senede çok değişim var. Daha bir rahat uzatıyorum kitabı… Kabul edip etmeyeceklerini umursamadan… Daha farkında… Neden böyle bir şey yaptığımın da farkındayım, tarihin bazı değişikliklerle tekerrür ettiğinin de… Ama sanki bu defa… İnsanlarda… Çoğunluğu havadan da soğuk. Elimde kitabı kaldırıp birine yaklaştığımda, onun soğuk ve yüksek duvarlarına tosluyorum. Tek ses etmeden, tepeden tırnağa süzüp, ağzımdan çıkacak kelimeleri bile beklemeden: “Hayır, istemiyorum.” deyip, elinin tersiyle bir hareket yapıyor, adımlarını hızlandırıyor ya da aniden yön değiştiriyorlar. Kitabı göstermeden yaklaştığımda çoğu, “hırlı mı, hırsız mı, bela mı, dilenci mi, evsiz mi?” diye korkup bakışlarını yere kilitliyor, koşar gibi yanımdan geçiyorlar. Elimdekinin nasıl bir hediye olduğunun farkındayım. Hizmet aşkı ve ilham olma niyetiyle, kendini aramış ve bulmuş bir adamın hayatını kaleme almışım. Kendi hayatımı… Hayatın amacından tut, acının gerçek sebeplerine, okyanuslardan çöllere, ruh eşinden öz benliğe yollara düşerek cevaplar aramışım ve sonunda 85 bin kelimelik, iki cilt kitap olmuş… Özünde ve satırlarında hepimizin ayrılmamacasına bir ve bütün olduğu evrensel sonucuna varmışım. Kimilerinin ardından baka kaldım… Ne yalan söyleyeyim, içimdeki bir yer bazen üşüdü… Ağlama isteği geldi. “Keşke alaydın kardeşim.” dedim. Ama niyetimin sönmez bir ateşi vardı kalbimde. O canlandı ve üzüntü üşüntüsünü alıp götürdü. Bir sonraki kişiye daha da büyük bir istekle yöneldim. Kimi de sanki o sokak ortasında buluşmaya sözleştiğimizin farkındaymış gibi, açık gözlerle üzerime doğru
1000Kitap
Dün şu tepelerde koyunlarımı atiatırken hayattan memnundum ve neşemi haykırarak kavalımı çalıyordum. Bugün açgözlülüğün esiriyim: Para beni paraya, sonra işe güce, sonunda da ezici bir acıya götürüyor.
Alıntı
Reklam