Yaşantında her şey tekrar ediyor... Aynı olaylar defalarca aynı şekilde yaşanıyor, çünkü onları değiştirmek istemiyorsun. Yine şikayet ediyor, yine dünyayı suçluyor ve yine dışarıdan birilerinin seni incittiğine ya da talihsizliklerinin sebebi olduğuna inanıyorsun.
Peki yaşam bekliyor mu seni? Anbean akmakta hâlâ yaşam. Sen zihninle o bir kare üzerinde uğraşırken ohooooo, yaşam olmakta bir yandan. Ama sen içinde yoksun. Ve düşün işte böyle bir an kaçtı, iki an kaçtı, üç an kaçtı derken... bütün yaşam kaçıyor, anlıyor musun? Sen yaşıyorum zannediyorsun ama 'An'da olan' olarak tanımlayacağım yaşamın içinde yoksun. Gerçek Mina'yı o an ile yani yaşamla birleştiremiyorsun. Var olamıyorsun! Sadece olanların üzerinde yazılmış hikayeler dizisine tepki veriyorsun. Zihninin yazdığı bir dizide sana verdiği başrol oyuncusu olarak hem oynuyorsun hem de o oynadığın filmi seyredip dövünüyorsun."
Yakınlık dediğimiz nedir? Gerçek yakınlık nedir? Kişinin kendini tüm dürüstlüğü ile sansürsüz olarak ortaya koymasıymış anladım. Eğer birisinin yanında en karanlık taraflarını dahi apaçık edebilecek samimiyetle yer alabiliyorsan ve onun da en karanlık taraflarını dahi paylaşabilmesi için gereken şeffaflığı sunabiliyorsan gerçek bir yakınlıktan bahsedilebilirmiş anladım.