Yola girmek, yolda adım atmak bir 'an'da olur, her an mümkündür. Yol, gerçeği seçmeyi ve her an yeniden seçmeyi içerir. Her gün bir adım, bir adım daha, bir hikayeden daha özgürleşerek, kendine zarar verdiğin her bir düşünceyi, inancı, alışkanlığı daha sorgulayarak, bırakarak, bir adım daha kendine yaklaşarak, bir kez daha tepki değil, etki olmayı seçerek, olumsuz hissettiğin her an, yeniden merkeze yani eve gelerek ilerleyeceğin bir yolda yürütmektir.
Beni eskisi kadar sarmıyorlar... Yalnız tuhaf bir cazibeleri olduğu da muhakkak. İyi veya kötü, bir sürü dimağların bir şeyler göstermek için hummalı bir makine halinde çalışmaları insanı bağlıyor.
Fakat içimizde, bizim “ahlak” tarafımızda hiçbir şekilde münasebete geçmeyerek hadiseleri muhakeme eden, neticeler çıkaran ve tedbirler alan bir “hesabi” tarafımız vardı ve lafta değilse bile fiilde daima o galip çıkıyor ve onun dediği oluyordu.