Belâ Çiçeği

Belâ Çiçeği
Ankara
Kütahya, 4 Şubat 2005
73 okur puanı
Haziran 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Gülümseyerek konuş da başkalarıyla Somurt avluda sadece ikimiz kalınca
Sayfa 21 - Bknz "Beyaz Skandalım-Emircan İğrek"
Edebiyat
Reklam
Sen bizi küçümseme. Benim milletim, bütün dünya tarihinin gördüğü göreceği en büyük İstiklal savaşını veriyor şanla şerefle. O şimdi Anadoluda hapis ya ,sen öyle görüyorsun, bütün zincirlerini kırarak muzaffer olacak benim milletim. Vatanım Sensin 58.bölüm
Edebiyat
İnsan, ne kadar unutmaya çalışırsa çalışsın geçmişini asla unutamaz. Hep bir iz... Bazen küçük, bazense büyük bir iz kalır onda. O yüzden öyle kolay kolay silemez. Kimi zaman da her şeyi unutmuş gibi görünür. Ama hep küçük bir parça vardır ona tüm geçmişi hatırlatan. İnsan, geçmişinden utanmamalı, korkmamalı, her ne yaptıysa açık açık soyleyebilmeli, sahiplenebilmeli onu. Bazen de işte onu orda öylece bırakıp gitmek, hiçbir şeyi hatırlamamak istersin pişmanlıklarını, üzüntülerini.. Çünkü ne kadar bağlı olsan da, ne kadar çok sevsen de yoluna devam etmek zorundasın.. Leyla ile Mecnun 29.bölümden aksakallının edebiyatı
Edebiyat
"Fakat, Allah kahretsin, insan anlatmak istiyor albayım; böyle budalaca bir özleme kapılıyor. Bir yandan da hiç konuşmak istemiyor. Tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor. Fakat benim de sevmeğe hakkım yok mu albayım? Yok. Peki albayım. Ben de susarım o zaman. Gecekondumda oturur, anlaşılmayı beklerim. Fakat albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? Sorarım size: Nasıl? Kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor. Küçük oyunlar istemiyorum albayım.” Leyla ile Mecnun 30.bölüm Yavuz'un sesinden.. Tehlikeli Oyunlar
Edebiyat
Puan vermedi·318 syf.··
2024 91. kitabı
Kitap şöyle başlıyor "Atlas okyanusu'nun dibinde bir kitap yatıyor. Anlatacağım, işte onun hikayesi. Hkayenin sonunu belki biliyorsunuz, o devrin gazeteleri nakletmişlerdi, o tarihten sonra yayımlanan kimi eserlerde de kayda geçti: Titanic 1912 yılında Nisan'ın 14'ünü 15'ine bağlayan gece, Newfoundland açıklarında battığında kurbanların en ünlüsü bir kitaptı: İranlı şair, gök bilimci, bilge Ömer Hayyam'ın Rubaiyat'ının mevcut tek yazma nüshası." Benim çok ilgilimi çekmişti çünkü Titanic hakkında derinlemesine bilgim olmadığından belki bunu asla duymamıştım. Bana bu kitabı lisedeki edebiyat öğretmenim heyecanla anlattı. Ama adını sormayı unutmuştum. Kitaptan kitapçılara ufak ufak bahsederek sonunda buldum. Çok heyecanlandım bulunca. Otobüste, durakta, parkta, mutfakta her yerde okudum. Çok çok çok akıcı bir kitap. Lezzeti halen damağımda. Ömer Hayyam'ı tanıdım, Hasan Sabbah'ı tanıdım, Nizamülmülk'ü tanıdım, Semerkant halkını tanıdım, İran'ı tanıdım, bilgiye ve bilgeye her devirde mutlaka önem verenler olduğunu gördüm. Çok güzel valla okuyun hajsh
Edebiyat
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma
Reklam