Sen benim yanıma gelirsen
Kıyamet olur
Bir damla gözyaşı okyanus boşluklarını doldurur
Senin gözyaşların bes kıtayı eritirler
Hünerli ellerin yeni bir dünya yaratırlar gözlerimden
Milyonlarca yıldız çoğaltırsın milyonlarca defa
bakabilmem için geceleri sana...
İnsanın kucaklayışı aşkın değil, her şeye
birden yetemiyor, her şeyi birden göremiyor.
Birinin eli ona yetecek, ötekininki buna
yetecek. Biraz da böyle bu işler. Bir katliama
kanlı gözyaşları dökenler, başka bir katliamı
sıradan sayabiliyor, şurada bir kedi ezildiğinde
kılı kıpırdamayan, başka bir şey için
koşabiliyor. Bir şeye ağlayan, az sonra ağlanacak bir şeye gülüyor. Memleketin deprem bölgeleri bile farklı hassasiyetler uyandırıyor. Yani benim anladığım, insanın zaten çok az bir merhameti var, bunu da
idareli kullanıyor. Birincil gördügü ne ise bir
atımlık topu orada bitiveriyor. insan,
duygulanımıyla, diğerkâmlığıyla, gerçekten
üzülebilmesiyle, gerçekten acı duyabilmesiyle ilgili çok zayıf ve yetersiz. Üstelik bunlar da ya uçucu ya takıntılı duygulanımlar. Yani insanın önünden de arkasından da gidilmez.
Kalbimi minik bir karınca gibi hissediyorum," dediniz"Hedefine varmak için uzun bir yol kat etmesi gerekiyor, büyük ağırlıklar taşıması ve sabretmesi gerekiyor. Ama rastgele esen bir rüzgârla savrulabilir, bir damla suda boğulabilir ya da küçuk bir çocuk tarafından sıef oyun olsun diye ezilebilir. Kalbim."