“Doğrusu okumak gibi tatlı şey yok! Başka her şey insanı kitaptan daha çabuk yoruyor!.. Kendi evim olduğu zaman müthiş bir kütüphanem olmazsa mutsuz olurum.”
Sayfa 58 - Türkiye iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Nobel edebiyat ödülü almış olması bakımından kitabın ne kadar önemli ve okunması gerektiğini gösteriyor. Aynı zamanda çok klasik olan “açlık” temasını öyle bir işliyor ki toksanız acıkıyorsunuz, açsanız daha da acıkıyorsunuz. İşlediği; açlık, yoksulluk, gurur ve onur gibi temalardan insanı içine çekerek empati duygusunu sizlere hissettiriyor.
Eser, adından da anlaşılacağı üzere adınız bilmediğiniz bir gencin açlıkla,yoksullukla ve yalnızlıkla olan mücadelesini anlatır. Karakterimiz parasızdır; yiyecek alamaz, kira ödeyemez, ama buna rağmen gururundan yardım da istemez. Yazılar yazarak para kazanmaya çalışır, bazen gazetelere kısa makaleler gönderir, ancak çoğu zaman da reddedilir.
Açlık ilerledikçe hem fiziksel hem ruhsal durumu kötüleşir. Zihni bulanır, hayaller görmeye başlar, zaman zaman delilik sınırına yaklaşır. Yine de çevresindeki insanlara karşı çoğu zaman gururlu, hatta kibirlidir.
Bir yandan hayatta kalma mücadelesi verirken, diğer yandan anlamlı bir yaşam, yazarlık kariyeri ve kimlik arayışı içindedir.
Romanın sonunda, bu döngüden çıkmak için şehri terk edip bir gemiye tayfa olarak binmeye karar verir. Bu, onun yeni bir başlangıç yapma umududur.
Her ne olursa olsun ne kadar kötü durumlara da düşerse düşsün, günlerce aç olarak kalsa da onurundan, bildiği doğrulardan şaşmaması, çalmak ya da kaba kuvvet uygulamadan, ahlakından ödün vermemesi de ayrıca değinmem gereken unsurlardan çünkü bunları koruyup devam eden ne yazıkki çok az kişi var. Ben çok beğendim. Tavsiye ederim. Keyifli okumalar.