Duygu yükü ağır olan yoksulluk, şiddet, masumiyet, sevgi ve hayal gücü gibi temaları işleyen ve okurken de gözyaşı çıkartabilecek bir eser. Tavsiye ederim.
Zeze, yoksul bir ailenin beş yaşındaki, zeki ve hayal gücü yüksek bir çocuğudur. Ailesi maddi sıkıntılar içinde olduğundan Zeze yeterince ilgi göremez ve zaman zaman şiddete maruz kalır. Yaşadığı zorluklara rağmen iç dünyasında kendine bir sığınak kurar: evlerinin bahçesindeki “şeker portakalı fidanı.”
Zeze, bu ağacı hayali bir arkadaş gibi görür; onunla konuşur, sırlarını paylaşır. Bu sayede yalnızlığını ve acılarını bir nebze de olsa hafifletir.
Bir gün Zeze, Portekizli Manuel Valadares adında iyi yürekli bir adamla tanışır. Onunla kurduğu dostluk, Zeze’nin dünyasını tamamen değiştirir. Valadares, Zeze’nin sevgiye ve anlayışa olan ihtiyacını fark eder ve ona gerçek bir baba şefkati gösterir.
Ancak Zeze’nin hayatı, bu değerli dostluğu trajik bir şekilde kaybetmesiyle tekrar sarsılır. Bu olay, onun çocukluktan çıkıp acı bir şekilde büyümesine neden olur.
Eser boyunca Zeze, yaşının ötesinde büyük acılarla tanışır. Özellikle Valadares’in beklenmedik ölümü, onun için çocukluğunun bittiği andır. Zeze, bu noktada artık ben büyüdüm der çünkü o içindeki masum dünyası, hayalleri yıkılmıştır. Keyifli okumalar.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,3bin okunma