Doru Yörü

Mustafa Kemal'in kelimeleri ile "hıyanet, cehalet, kin ve taassup" taraf taraf ateş almıştır. Hepsinden Mustafa Kemal'e gelen emir şu: "İstanbul'a boyun eğeceksin, padişaha teslim olacaksın!" Padişah ve halife, İngiliz papazı Fru'nun emrinde!
Sayfa 33·Kitabı okudu
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Biz Atatürk'ün kumandasında ve liderliği sırasında kurtardığımız ve hür kıldığımız vatanda oturuyoruz. Başkalarının kumandanlığında ve liderliğinde kaybettiğimiz vatan nerede?
Sayfa 25·Kitabı okudu
Alıntı
Büyüksüz millet olmaz. Nitekim küçüksüz millet de olmaz. O küçüklerdir ki kudret sahibi yaşarken onu "hep", düştükten veya öldükten sonra da onu "hiç" görürler.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Alıntı
Atatürk'le birlikte bir Anadolu şehrine gitmiştik. Ömrümde bu kadar alkış duymamıştım. Kalabalığın heyecanı içinde boğulmak üzere idik. Hemen hemen iki yıl önce aynı yerde bir isyan olduğunu, bir irtica hükümeti bile kurulmak istendiğini biliyordum. Acaba iki yıl önce bu sergerdenin peşine düşenlerden hiçbiri mi sağ değildi! Hepimiz memnunduk. Maziyi hatırlamak bile istemiyorduk. Atatürk dedi ki: - Bu alkışlayan ellerden çoklarının arkasındaki yumruğu da görüyorum.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Alıntı
Güncelleme Gelince: “Sarıklılar kurtardı.”
Siyasi toplantılardan birinde bir Atatürk düşmanı der ki: -Vatanı kurtaran o değildir. Vatanı biz kurtardık. Bunu söyleyen kim ise ona sorayım: -Bir tüfek atmadan ve bir tek burun kanamadan Selanik'i veren kim? Askerlik tarihimizin bu zilletini kumandanın korkaklığına ve ehliyetsizliğine vermiyor muyuz? Eğer kumandan ve liderden vazgeçersek, 1912 bozgunları ile hemen onun arkasından gelen Çanakkale destanlarını aynı millete mal edebilir miyiz? Selanik kışla ve sokakları da Anafarta ve Dumlupınar siperleri gibi Türk milletinin yiğitleri ve fedakarları ile dolu idi. Millet değişmez. Fakat bazen bir askerin dehası bozgun da verebilecek bir harpten onu muzaffer çıkarır. Bazen bir diplomatın dehası, bir ölüm kalım dönemecinde onu kurtuluşa götürür. Bütün milletler bu dehalara "kurtarıcı" rütbesi vermişlerdir.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Alıntı