Doru Yörü

Servet üzerine spekülasyon yapmaya eğilimli kişiler, serveti kontrolü altına alan süper sınıf insanları çevresinde kümeleşmeye başlamış. Hepsinin de asıl yuvalanış yeri saray. Büyük bir servet tüketimi aracı olan kadın saltanatı başlamış sarayda. Saray içinde aslı Venedikli, Korfolu, Macarlı ve büyük nüfuzlu bayanlar ve ağalar (meşhur Gazanfer ağa gibi). Saray nüvesi çevresinde klikler. Ticaret, vergi, sikke kesimi ve sarraflık işleriyle ilişkileri olan Rum, Ermeni, Yahudi iş adamları faaliyette.
Sayfa 139·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Bizim Osmanlı tarihçilerimizin hâlâ bugün bile bayıla bayıla anlattıkları meşhur her «Sefer-i Hümayun» boyunca, devlet askerî amaçlarla muhtaç olduğu maddeleri sağlamak, hâzinesine gümrük geliri almak için toplumun ekonomisini bunların karşılığında satmak şeklindeki bir «Ahitname-i Hümayun» ile kendi toplumunu satıyor. Asıl rüşvet alan devletin kendisidir. Vezirlerinin aldığı da bu büyük rüşvetin sağlanışındaki zahmetlerinin bir hediyesi.
Sayfa 109·Kitabı okudu
Alıntı
Böylece, bunlar, farkına varmaksızın, yabancı tüccarların kendi devletlerinin bir vekili oluyorlar. Onlara, kendi hükümetlerinin kendi tebaaları olduğu için sağladı­ğı imtiyazlar gibi imtiyazlar veriyorlar. Osmanlı devleti sanki Fransız, İngiliz, Felemenk devletlerinin vekili. Onların işini, yani merkantilist siyasetlerini, Osmanlı devlet adamları tamamlıyor.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Alıntı
Naima’da da esas düşünce hazine gelirinin sağlanmasıdır. Dış ticaret yolu ile toplum ekonomisinin geliştirilmesi üzerine iki kelime bile söylemiş değildir. Merkantilist düşünün en önemli yanı olan bu fikir, bütün Osmanlı yazar ve eylemcilerine tamamıyla yabancı olan bir fikirdir. Onlarca toplum değişmez. Devletin rolü toplumu geliştirmek, değiştirmek değil, değiştirmemek, olduğu gibi tutmaktır. Ekonomik gelişme ile devlet idaresi arasında bir ilişki olduğu yolunda en küçük bir fikirleri yoktur. Devlet gelişir, büyür; gelişmeli ve büyümeli- dir. Topluma düşen ödev onu vergileri ile beslemek; ticarete düşen şey resimleriyle hâzinesine gelir sağlamaktır. Gümrük ve gümrük tarifesi toplumun ekonomisini (tarımını ve endüstrisini) korumak için değil, hâzinenin faydası için düşünülen şeylerdir.
Sayfa 107·Kitabı okudu
Alıntı
Padişahların iç idarede başlattıkları (ve Avrupa’da da uygulanan) «mevkileri satma» usulünün de zamanla memuriyet alacaklardan rüşvet alma şekline girdiği bir zamana rastlayan, yabancılardan kolaylık sağlama karşılığı rüşvet alma işi ile elele verin­ce, padişahından gümrükçüsüne kadar bütün Osmanlı idaresi korkunç bir batağın içine sürüklenmeye başlamıştır.
Sayfa 104·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam