Selim Mısır’da altın ile ve bir de deniz meseleleriyle meşguldü. Hicaz’la ilgisi de halifelik için değil, Kızıldeniz ticaret yolu dolayısiyle. O halde, bu üç devletin üçünün de Müslüman devleti olmasına değil, ne tür devlet olduklarına bakmamız gerek. Bunların üçü de despotik devlet, savaş devleti. Bu devletlerin başındakiler, savaştan başka devlet yani güç tutmanın yolunu bilmiyorlar. Savaş, onlar için bir şık meselesi değil, organik bir zorunluluk, yani var olmalarının sebebi. Machiavelli’nin o zamanlar Avrupa hükümdarlarına tavsiye ettiği gibi, bu devletlerin hükümdarları her şeyin üstünde savaş başbuğudurlar. Bu savaş entrepreneurlerinin devleti savaşla kurulur, savaşla yürür, hâzineleri savaşla dolar, savaş için harcanır; ölümleri de savaştan olur. Kurdukları bürokrasi örgütü, hattâ adalet örgütü bile temelde savaş yaratığıdır.