Padişahlar ne dereceye kadar Türk kalabilmişlerdir? Toplumsal ve kültürel anlamda Türklükle ilişkileri kalmadığına şüphe yoktur. Soy olarak Türklükleri üzerine söz etmek ise güç bir iştir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Osmanlı padişahları soyca Türk oldukları halde, belki de ilk koptukları toplum Türk toplumu olmuştur. Çünkü Türk toplumu Osmanlı düzeninde reâyâ'dan ve onlar arasında en aşağı görüleninden sayılırdı.
Tımar sisteminin amacı, devlete malî ve askerî güç sağlamaktı! Bu güçle topraklar zaptedecek, yeni malî kaynaklar edinecekti. Savaşlar genişledikçe tımarlar bozuldu, çünkü savaşlar tımara hak edenler sayısında büyük artmalar meydana getirdi.
Köylü «bu tarla benim malımdır» der, «benim mülkümdür» demez. «Mal» ise Osmanlı dilinde «emtia» demek değil, gelir getiren bir araç veya kaynak demektir. Köylü için önemli olan şey toprağı kendi mülkü sayması değil, kendi malı olması, yani toprak üzerine egemenlik değil, toprağı ekip biçmek, kullanmak, onu geçim sağlama aracı olarak kullanabilmektir.
Bugün biz buna «tasarruf» yani kullanma hakkı diyoruz; bu da bugünkü hukukta bir mülkiyettir. Alınır, satılır, mirasla geçer, feragat edilebilir. Toprak üzerindeki devlet mülkiyeti ise (yani Osmanlı tâbiri ile mülk ise) alınmaz, satılmaz, feragat edilmez, mirasla da geçmez.
Osmanlı sisteminde «mülk» devletin elinde olan güçtür. Arapçadan gelen bu sözcüğün batı dillerindeki karşılığı «dominium»dur. Halbuki Fransızcayı alırsak mülkiyet konusu olan mülke «propriete» denir. Bizim bugünkü «mülk» sözcüğümüz bu sonuncu anlama gelir. Osrnanlı düzeninde ise «mülk» ve «devlet» aynı şeylerdir. Devletin temeli mülktür, yani topraklar üzerine egemenlik ve «dominium»dur.