Doru Yörü

Demokrasiyi “Çoğunluk ne isterse o olur.” diye tanımlayan ünlü yazarlara rastlıyorduk. Bu yargının «bireye ait temel haklara saygı göstermek» şartını unuttukları için sayın yazarlarımız gerçekte demokrasiyi değil, demokrasi ile ilişiksiz, kalıp halinde donmuş, azınlığı ve bireyleri hiçe sayan Tanzimat öncesi Saltanat düzenini tanımlamış oluyorlardı. O düzene de çoğunluk yürekten bağlı değil mi idi? Kara kaplı kitap dışında bir özgür düşüncenin varlığını kabul ediyor mu idi o düzenin çoğunluğu?
Sayfa 397·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ceplerinde Sorbonne diploması taşıyan hukukçular: - Mademki çoğunluk öyle istiyor, o halde kız çocukları­nı ne demeye okula göndermeli? diyebiliyor ve bir kısım yurttaşların cahil kalmasını sağlayacak kanun tekliflerini Meclise sunmakta hiçbir sakınca görmüyorlardı.
Sayfa 397·Kitabı okudu
Alıntı
Büyük çoğunluğu Doğu - İslam uygarlığı geleneklerinden henüz kurtulamamış, yüzde yetmişi ilkokul eğitiminden yoksun bir ortamda yurt gerçeklerini hiçe sayan, tüm biçimsel bir sistemle bir özgürlük düzeni kurulabileceğine inandık.
Sayfa 397·Kitabı okudu
Alıntı
Aynı AKP, aynı II. Mahvettin.
Ne demişlerse demişler, her halde bunlar kışkırtmışlardı Menderes'i. O da Başman'dan Teknik Öğretim Genel Müdürü’nü değiştirmesini isteyince, Uzel'in gerçek değerini bilen Milli Eğitim Bakanı haksız bir işlemi yapmamakta direnmiş, böylece hükümet içinde Başbakana karşı ilk kafa tutma olayı patlak vermişti. Çevresi, Menderes'i habire kurcalıyor, o da küplere biniyordu. Ne demekti? Koskoca bir Başbakan, bir genel müdürü değiştiremez miydi? Olur muydu böyle şey? Olurdu ya. Demokratik bir rejimde bir başbakan bir genel müdürü nedensiz olarak değiştirmesi için bir bakan arkadaşına ricada bile bulunamazdı. Başman, direndi, Menderes direndi. Sonunda birincisi Başbakan’a boyun eğmektense, hükümetten ayrılmayı yeğ buldu.
Sayfa 394·Kitabı okudu
Alıntı
Menderes bu. II. Mahvettin değil!
Kimilerine ihsanlar dağıtırken, bakardınız, kimilerini tehdit eder ya da ezalar içinde kıvrandırırdı. Aynı kimse üzerinde çeşitli metotları arka arkaya denediği de olurdu. Karşısında birini direnir gördü mü, ona ima yolu ile bir şeyler vaadeder, bir sonuç alamazsa derece derece «hizaya getirme» tedbirlerine başvururdu. Bunlar arasında en etkililerden biri de adamın «yakışıksız» bir davranışına dair elinde bir delil bulunduğunu o adama duyurmaktı.
Sayfa 393·Kitabı okudu
Alıntı