Bir millet düşünün, bir başka millete bağlı ve altında ikinci sınıf gibi yaşayan.Taş devri zihniyeti gibi açlık,hastalık, sefalet içinde yaşama. Beden ve ruhun öldüğü bir millet bir kurtarıcı bekler gibi snellmanı beklemiş. Rusya'nın, isveç'i işgal etmesi ile başlayan uyanış çok etkili olmuş gibi. Bir insan bir kıvılcım yakar o kıvılcım ormanı kül eder ancak o kıvılcım karanlık içinde yaşayan halkı aydınlatmış bu sefer ormanı yok etmedi bu sefer halkın yüreğini yaktı ve mücadele edecek ruhu canlandırdı. Sefalet toplumundan refah toplumu , cehaletten bilim toplumuna, asalaklıktan çok çalışan topluma dönüştü.bir insan umutsuz olmamalı, kendini karanlık sulara bırakmamalı ki boğulmasın ,ölmesin. Her zaman aydın fikirlere, birbirini düşünen insanlara ihtiyaç var. Yöneten kesimin zenginlik içerisinde yaşadığı, halkını ise sefalet içinde bıraktığı bir ülkede medeniyet ve refah beklenemez.Finladiya küçük bir ülke olabilirdi ancak ruhları büyüktü. Onlar az bir nüfusla çok büyük iş ve değişim yarattılar. Eğitimde, kültürde,sanayide,ekonomide,bilimde ve sanatta cok büyük atılım ve gelişmişlik gösterdiler. Dünya ülkelerine örnek ülke modeli oluşturdu. Bu sebeple bir ülkede mücadele ruhu öldüğünde her şey ölür ve son bulur. Bundan dolayı çok çalışmalı ve umutlu olmalı ki birbirini düşünen, anlayan insanlar meydana gelmeli.