Kitabı o dönemdeki edebiyat ekseninde beğendim. Lakin Türk edebiyatının ilk eserleri diyebiliriz. Osmanlı imparatorluğunda avrupaya giden aydınların yaşantısına bir örnek misal olabilir. Dilber isimli bir kız kafkasyadan istanbula getirilip, zenginlere satılıyor ancak kızcağız köle olarak eziyet ve hor görülüyor. O dönemki edebi eserlerde aşk cok naif şekilde anlatılıyor. Betimlemeler, aşk içeren cümleler edebice ve zerafet içerisinde, derler ya osmanlı beyfendisi özelliği var.Avrupa özentisi de yok değil ancak hikayenin sonu İstanbul da biter diye düşündüm. Mısır da bitti neden acaba diye düşündüm? acaba mısırın ingiliterenin eline geçmesi mi ki diye siyasi bir yelpaze aradım. İlk öykü olması, modern edebiyata geçiş dönemi olması sebebiyle beğendim. Türk edebiyatının ilk örnek olması ve vicdanlara dokunması da beni etkiledi vesselam. Sevgi ve muhabbetle kalınız