Memleket halkının en kalabalık ve asıl kesiminin kültürden yoksun bırakılması, bir cinayettir. Bu, devletin kendi kendini yıkması, yağma etmesi demektir.
İnsanlık, her zaman kocaman bir çocuğa benzer. İnsanlar, kendi aralarındaki anlaşmazlıkları hep kavga ve gürültüyle çözerler. İyi fikirlerini bile eli sopalı savunmak isterler. Hikmet ve felsefeyi, oyuncak ve eğlence hâline getirirler.
Oysa iş en küçük zaman dilimine geldiğinde ciddileşiyordu. Büyük zamanın kaçarcasına alan gölgesinde olağanüstü somut birikimler bırakarak küçük bir sonsuzluk gibi uzanıyordu.